28 Ocak 2026 Çarşamba

Sosyal Medya

Son Eklenenler

İran'da rejim yıkılıp 5-6 parçaya bölünür mü?

12 Ocak 2026 15:39
İran'da rejim yıkılır mı?

En azından bu eylemler yıkımı sağlayabilir mi?

Şahlık geri gelir mi?

Evvelen not emekliyiz ki İran rejimi ömrünün kısaldığının farkında. Başkenti, Hint Okyanusu kenarına taşımayı bu nedenle istiyordu. Ayakta ve hayatta kalmayı başarabilirse ilk yapacağı şey bu olacaktır.

Zira önceki adaylıkları veto edilen Mesud Pezeşkiyan’ın, Reisi’nin ölümü veya öldürülmesi üzerine yapılan son seçimlerde önünü açılması ve cumhurbaşkanı seçilmesi de bugün yaşanan buhranı engellemeye yönelik bir adımdı.

Şu an İran’da yaşananlar daha önce pek çok kez benzerini gördüğümüz hâdiseler ise de durum biraz daha trajik. Çünkü ülke ekonomik olarak en kötü günlerini yaşıyor ve mevcut durumdan rejim yanlısı Şiiler bile rahatsız. Bu tespit not olarak akılda kalmalı.

12 gün süren israil-İran tepişmesinde iki taraf da zarar görse de aslında iki taraf da kendi kamuoyları açısından zemin kazandı.

İran rejimi attığı ve bir bölümü isabet eden füzelerle İran’da muhaliflerin bir kısmının bile takdirini kazandı. Netanyahu ise biraz daha fazla nefes elde etti. Dolayısıyla bu, savaştan ziyade rejimlerin soluklanmasıydı.

Bugünkü ayaklanmada farklı gruplar sahada ve arkalarında israil ve ABD olsa da bu, rejimi yıkmaktan ziyade güçlendirir.

Kaldı ki sokaklara rejim yanlıları da çıkarak Hamaney yönetimine desteklerini göstermeye başladılar.

Trump ve israil bu gösterilere hiçbir şey yapmayıp sessizce izleseydi hâlâ zor olsa da “başarı” kendiliğinden gelebilirdi. Ancak bu müdahilliğin maksadı da rejimi devirmek değil güçlendirmeye mâtuf.

Pek çok kimse bu cümlelerimize gülüp geçebilir ama ne kadar tebessüm etseler de o alaycı yaklaşımları gerçeği değiştirmez.

Batı, kenetlenmiş bir İslam dünyası istemez.

Şii ve Sünni kamplar olmalı ve İran gibi anayasasında Şii olduğu belirtilen ve Şiilik dışında kimseye hayat hakkı tanımayan, dahası bu rejimi ihraç için İslam dünyasını kuşatan bir rejim en çok Batı’nın ve israilin işine yarar.

Onların en çok arzu edeceği şey laik, Sünni ve parçalanmış bir İran değil, aksine Şii bir İran. ABD ve israilin yapageldiği ve yapmakta olduğu şey de bu.

İran rejiminin bir Kudüs ve Mescid-i Aksâ davası yok. Bunlar onlar için sadece bir araç. Filistin de umurlarında değil. Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksâ onlar için Müslümanların sempatisini kazanmaya yönelik bir manivela.

Bugün İslam dünyasında akan kanın, yaşanan fitnenin beş mühim aktörü var.

İlki İran
İkincisi BAE-israil
Üçüncüsü ABD-Batı ittifakı
Dördüncüsü Sünni dünyanın başında güçlü bir liderliğin olmayışı
Bunlara arızalı Vahhabi-Neo (sözde) Selefi kafayı da eklemek zorundayız.

Suudilerin israille resmî diplomatik ilişkide gecikmesi BAE-israil kardeşlik ittifakını hayli kızdırdı ve BAE, Suud yönetiminin başına çorap örmeye kalkıştı. Şimdi Suud-BAE gerilimi had safhada ve 2017’de kurulmaya başlanan ancak ciddi bir akamete uğrayan “İslam NATO”suna bugün en çok ihtiyaç duyan ülke Suud yönetimi.

Bu nedenle Suudilerin; Pakistan’ın nükleerine, Türkiye’nin savunma sanayiine dünden çok daha fazla ihtiyacı var. Zira Katar saldırısı Batı silahlarının işlevsizliğini ve bu yönetimleri koruyamayacağını açık seçik gördüler.

2017’de akamete uğratılan “savunma paktı” için yeni girişimlerin olduğu artık bir sır değil. Zor günlerden geçen İran adına Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da "Avrupalılar sınırlarını serbestçe geçebiliyorsa, biz neden Pakistan ve İran'dan Mekke, Kerbela ve İstanbul'a trenle seyahat edemiyoruz?" diyerek bu ittifakta yer alma hevesini beyan etti.

Bugün için Tahran’ın bu yapı içinde olması pek beklenmez ve olmamalı da. Çünkü bugün buna ihtiyaç duyan İran’ın yarın ne yapacağı belli olmaz. Aksine ilk fırsatta bunları israilin emrine âmâde bile edebilir. Kaldı ki İran’ın derdi diğer ülkelerin ve bölgenin güvenliği değil sadece kendi rejiminin selameti.

İran rejimi kuvvetle muhtemel bugünleri de geride bırakacak ama bu da surda büyük bir gedik açacak.

Şayet önümüzdeki bir yıl içinde ekonomisini düzlüğe çıkaramazsa, Hamaney’in ölümünde yerine Şii tabanın tasvip edeceği ve ordu içinde bölünme olmaksızın itaat edebileceği güçlü ve etkili bir isim getiremezse rejim yıkılmasa da kimlik değiştirmek zorunda kalacak. Ancak Şii İran rejiminin önünde bir on yıl yok. Belki de beş sene bile…

Eninde sonunda Şii İran rejimi değişmek veya tarih sahnesine gitmekle yüz yüze. Bu olmazsa İran’ı bekleyen şey, onlarca yıl sürecek bir iç savaş ve 5-6 farklı devletçik.

Ancak Şah’a ve eski şahlığa İran’da hiçbir zaman yer yok!

Vesselam


Yorum Yap
Diğer İçerikler