28 Ocak 2026 Çarşamba

Sosyal Medya

Son Eklenenler

Amerika’nın seçilmemiş gizli başkanı öldü

Bu makale Gerçek Hayat Dergisi'nin Aralık 2025 tarihli 1122. sayısında neşredilmiştir.
21 Aralık 2025 22:38
O, Amerikan tarihinin en aşağılık siyasetçilerinden biriydi. İslam’a, Müslümanlara saldırının zeminini teşkil eden 11 Eylül’ün, Bush’un ise “yeni haçlı seferi” olarak tanımladığı Afganistan ve Irak’ın işgalinin planlayıcısı, işkence üssü Guantanamo'nun kurucusu, su işkencesi ve diğer sert sorgulama tekniklerinin yetkilendirilmesi ve iç gözetlemeyle ilgili mevcut yapıda suç sayılmamasının zemininin hazırlayıcısı, ABD Başkanı Bush’u esir alan, yahudi ve israil dostu, azılı bir İslam düşmanı olan Dick Cheney geçtiğimiz ay öldü. Herkesin yamuk ağzıyla da hatırladığı bu zâlim, çok genç yaşta ABD Kongre Üyeliği, Başkanın özel kalem müdürlüğü, Savunma Bakanlığı, Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Tüm hayali başkan olmaktı. Başkan olamadı ama başkanlık yaptı. EDS, Halliburton, Procter & Gamble, Union Pacific yönetim kurulu üyeliğinde bulundu. Uzun süre dünyanın en büyük ikinci petrol şirketi Halliburton’u yönetti. Dünya bir zalimden kurtuldu, cehennem ise bir zalimle harlandı. Bu soysuzun yaptıklarının pek bir sınırı yoktu. Ölüp gitmiş bir zalimin ardından bunca şeyi yazmamızın üç temel nedeni var. İlki, düşmanımızın nedenli bir şeytan olduğunu ortaya koymak. İkincisi, büyük devletleri bu tür psikopatlar yönettiği müddetçe dünyaya huzurun gelmeyeceğidir. Bu ikisinden de mühimi ise ülkemizi yönetenlerin artık lüzumsuz, boş işlerle uğraşmak yerine, Türkiye’yi dünyanın lider ülkesi yapmak için dünyalıklardan vazgeçerek her sahada insanüstü gayret göstermesi içindir.
 
Batılı gâvurların çoğunun gerçek adının dışında bir de takma adı var. Aynı durum, Çinliler için de geçerli ve hatta daha yaygın. Yahudiler ise bulundukları yere göre isim değiştirerek gerçek kimliklerini çoğu kez gizlerler.
Oğul Bush dönemi (2001-2009) ABD’nin başkan yardımcısı, baba Bush döneminin ise savunma bakanı olan, 3 Kasım 2025’de ölen Dick Cheney’nin adı da gerçek değildi. Gerçek adı ise Richard Bruce Cheney’di.
Batılılar bu şekilde veya bir karakterle özdeşleşen kullanıma AKA diyorlar. Yahudi Ulusal Güvenlik İşleri Enstitüsü Danışma Kurulu (Jewish Institute for National Security Affairs) üyesi de olan Cheney, Protestan Hıristiyanların bir kolu olan Metodist kilisesine mensup ise de özünde siyonist bir canavardı.

- ABD Başkanı Gerald Ford döneminde en genç Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü
- ABD Başkan Ronald Reagan döneminde Kongre üyesi
- George H. W. Bush döneminde, Savunma Bakanı
- ABD Başkanı George W. Bush dönemi başkan yardımcısı
- Dünyanın en büyük ikinci petrol şirketi Halliburton'un CEO'su olarak çalıştı.
- 11 Eylül, Afganistan ve Irak’ın işgalinin planlayıcılarındandı.
- İşkence üssü Guantanamo’nun ise kurucusuydu.

Bunların hepsinden mühimi ise iblisgillerin adamı olarak ABD tarihinin en aşağılık ve merhametsiz başkan yardımcısı olarak şöhret bulmuştu.

BEYAZ SARAY'A GİRİŞ

Petrolcü Tom Stroock, Dick Cheney’nin Yale Üniversitesine girmesine yardım etmişti. Birinci yılı zar zor tamamlayabildi. Kaydını dondurup iletim hattı döşeme işine yöneldi. Saatte 3,10 dolar kazanmaktaydı ki bu o zaman için büyük paraydı. Alkole düşkündü ve ikinci kez alkollü araç kullanmaktan hapse düştü. İşte o sırada bir şeyler oldu ve tekrar Yale’e döndü. İddiaya göre o günlerde siyasete girmeyi düşlemekteydi.

Washington DC'deki bir kongre ofisinde çalışmak için burs aldı ve hayran olduğu genç kongre üyesi Donald Rumsfeld ile çalışmak arzusundaydı. İş görüşmesi için Rumsfeld’in yanına gitti. Görüşme sonunda “sen bu işe yaramazsın” denilip kovulunca iyice hırslandı.

Bu ret, ikili arasında tüm kariyerleri boyunca sürecek bir rekabetin duvarının ilk tuğlalarını oluşturacaktı. Rumsfeld çok genç yaşta kongre üyesi, Watergate'ten yara almamış genç bir Nixon danışmanı ve ardından Başkan Gerald Ford yönetiminde birçok önemli pozisyon edinmiş biriydi. Cheney ise bir sokak serserisi…

Rumsfeld ile çalışmak için can atan Cheney, 1972'de yeniden seçilen Nixon'ın birlikte çalışma teklifini ise reddetti. Bu büyük bir cesaret göstergesiydi. Kaderin bir cilvesi olsa gerek bu red onun için bir şansa dönüştü. Zira Cheney’nin reddettiği işi, Bart Porter üstlendi. Porter ise Watergate örtbasındaki rolü nedeniyle hapse girince siyasi geleceği sona erdi.

Cheney, yeni Başkan Ford’un ekibinde yer almak için Beyaz Saray’a müracaat etti veya ettirildi. Bu nedenle bir kez daha Rumsfeld’in karşısına çıktı. O sırada Rumsfeld, Başkan Gerald Ford’un özel kalem müdürüydü. İş müracaatında bulunan Cheney ise 34 yaşında hâlâ Rumsfeld hayranı kızgın ve sinsi bir genç…

Beyaz Saray'a giriş izni için FBI tarafından hakkında kapsamlı bir araştırma yapıldı. Beyaz Saray’a sunulan FBI raporunda 20’li yaşlarda sarhoş araba kullanmaktan birkaç kez hapse düşmek, ardından rehabilitasyona tabi tutulmak ve Yale Üniversitesi'nden atılmak gibi bir liste yer almaktaydı. Aralarında şöyle bir konuşma geçti:
Rumsfeld: Yine mi sen, bu raporda yazılanlar doğru mu?
Cheney: Evet, doğru efendim.
R: Bunu iş başvuru formuna yazdın mı?
C: Evet efendim.
Rumsfeld evrakları zaten kontrol etmişti. Bu suçlarını müracaat evraklarına yazmış olması hoşuna gitti ve Rumsfeld, Cheney'i Başkan Ford ile görüştürdü. Bu uzun görüşmenin bitiminde işe alındı ve Rumsfeld’in yardımcılığına atandı. Şimdi ateşte harlanıyor olsa da o gün rüzgâr Dick’in ardından esmeye başlamıştı.
 
‘BERBAT BİR İŞ’TEN UZAK DUR

Aslında ABD’de Başkan yardımcılığı pek de mühim bir makam olarak görülmez. Tek ehemmiyeti, Başkan ölürse yerine geçme ihtimalidir. Bu da nadiren olabilecek bir durum.
John Nance Garner, Franklin D. Roosevelt’in başkan yardımcısıydı. O, başkan yardımcılığını “berbat bir iş” olarak tanımlamaktaydı.

1996 yılında Başkanlık yarışına katılan Bob Dole, Dick Cheney'e başkan yardımcısı olma teklifini götürdü, ancak o da bunu reddetti. Neden reddettiği sorulduğunda ise “başkan yardımcılığı berbat bir iş" diye cevapladı. Ama o, bu berbat işi George W. Bush döneminde (2001-2006) üslenecekti.

Asıl niyeti Bush’un karşısında başkan adayı olmaktı. Ancak ABD’de Dick Cheney bile olsanız iyi saatte olsunlardan icazet alamadığınızda bu mümkün değildi. Ona düşen rol ise önceleri çok hoşlandığı, sonraları ise neredeyse nefret ettiği Rumsfeld ile Bush’lara hizmetti. Gerçi Bushlar mı bu azılı teröristlere hizmet etti, bunlar mı onlara orası ayrı bir bahisti.

Başkan Gerald Ford, 1975’de Rumsfeld’i ABD’nin 13. Savunma Bakanı olarak tayin ettiğinde Cheney’de henüz 34 yaşındayken Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirilmişti. Artık iki kâtili de tutacak kimse yoktu.

KUŞ GRİBİ SOYGUNCUSU

Rumsfeld bir yandan Pentagon'u yönetiyor diğer yandan ise 1976’da ilaç devi GD Searle & Company'nin genel müdürlüğünü yürütüyordu. George W. Bush döneminde yani 2001-2006 arasında bir kez daha Savunma Bakanlığı’na getirilecek olan Rumsfeld, GD Searle’deki görevini ise 1985’e dek sürdürecekti. GD Searle’den ayrıldığında Motorola tarafından satın alınan General Instrument Corporation'ın genel müdürlüğüne getirildi. Kuş gribinin organizatörlerinden biri olarak Tamiflu adlı ilaçtan da büyük bir servet elde etmişti.

ABD Başkanı Reagan onu 1983 ve 1984 yıllarında Irak’la ilgili özel elçi olarak görevlendirdi. Defaatle Saddam Hüseyin ile görüşür. Afganistan ve Irak’ın işgalini Rumsfeld ve Cheney planlar, Savunma Bakanı olarak Rumsfeld ise yönetir. Basın mensuplarının sorularına Demirel gibi çok dolambaçlı cevaplar veren Rumsfeld muhabirlerle alay etmekten hoşlanırdı.

11 EYLÜL TAŞIYLA ÇOK KUŞ

Ekonomik ömrünü tamamlayan İkiz kuleler, New Jersey Liman İdaresi'nce yıllardır yıkmak istenir ancak yıkım milyonlarca dolara mâl olacaktır. Ayrıca içi asbest dolu olduğundan atıkları da başa derttir. İkiz Kuleler olarak da bilinen Dünya Ticaret Merkezi binaları 11 Eylül hâdiselerinden sadece 48 gün önce emlak kralı New Yorklu milyarder yahudi Larry Silverstein’e satılır. Böylece bir taşla birçok kuş vurulacaktır. Alelacele devir gerçekleşir ve devirde sadece 14 milyon dolar ödenir. Sözleşme, kiracı olarak Silverstein'a, yıkılması hâlinde yapıları yeniden inşa etme hakkı ve yükümlülüğü verir. Sigorta poliçelerinin toplam değeri 3,55 milyar dolardır ve yaptırdığı sigorta poliçesi terör saldırılarına karşı korumayı da ihtiva eder. Sadece 48 günde 3,55 milyar dolarlık bir kazanç… Ardından dünyanın hallaç pamuğu gibi atılması, İslamofobi ve daha niceleri…

ABD’NİN SON 50 YILINA İMZA

Dick Cheney biyografisini yazan Steve Hayes, “Son yarım yüzyılın büyük bir bölümünde ABD politikasının şekillenmesinde yer aldı. Cheney, Kongre üyesiyken bile, kendisine daha fazla tanıtım sağlayacak komiteler ve görevler yerine, İstihbarat Komitesi'nin düşük profilli, perde arkası çalışmalarını tercih ediyordu. 11 Eylül hâdisesini Beyaz Saray sığınağından takip eder. Rotasını değiştirmediği takdirde kaçırılan yolcu uçağın vurmasını emreder.”

ARKADAŞINI ÖLDÜRME TEŞEBBÜSÜ

2023 yılında ölen Amerikalı avukat, gayrimenkul yatırımcısı ve siyasi bir figür olan Harry Milner Whittington, Cheney ve isimleri açıklanmayan 2 genç kadın 11 Şubat 2006'da Teksas’taki bir çiftlikte güya bıldırcın avı yaparlar. O sırada ABD başkan yardımcısı olan Cheney, güya yanlışlıkla silahını Av. Whittington’a doğrultup patlatır. Saçmalar Whittington’ın yüzüne, boynuna ve gövdesine isabet eder. Önceleri bu cinayet teşebbüsünü reddetse de politik ve medya baskısı sonrasında Cheney, arkadaşını “yanlışlıkla” vurduğunu kabul etmek zorunda kalır.

Hâdise mahallindeki iki kadın pek tartışılmaz. Kim bilir belki de Epstein dosyalarından biriydi. Bu saldırı sonrası, bedeninden 30 saçma çıkarılan ve kalp krizi geçiren Whittington, “Cheney, silahlı saldırı için ne kamuoyu önünde ne de özel olarak özür dilemedi” diyecektir.

YAHUDİ DOSTUYDU

Cheney’nin Yahudi Ulusal Güvenlik İşleri Enstitüsü Danışma Kurulu üyesi olduğunu yukarıda belirtmiştik. Zira pek çok Amerikalı siyasetçi ve bürokrat gibi o da siyonizmin kölelerinden biriydi. Algemeiner sitesinden David Swindle’nın haberine göre, ölümünün ardından israil ve yahudi grupları, Dick Cheney'i 'büyük dost, sadık destekçi' olarak anarlar.

SİYONİSTLER YASTA

Cheney'nin ölümünden en çok etkilenen israil oldu ve ardı ardına açıklamalar yapıldı. İşgal edilmiş topraklardaki israilin sözde cumhurbaşkanı isaac herzog: "israilin büyük dostu ve sadık destekçisi Dick Cheney'nin ölümü büyük bir üzüntüyle duydum."

Washington’daki sözde büyükelçileri olan yechiel leiter: "Cheney'nin ölümü, israilin değerli bir dostunun kaybıdır."

İşgalci terör oluşumu israilin sözde dışişleri bakanlığı: "israilin sadık bir dostu ve ABD-İsrail ittifakının gerçek bir savunucusu olan Dick Cheney'nin vefatından dolayı üzüntü duyuyoruz.”
Yahudi teşkilatları da sadık kullarının ölümüne çok üzülmüşler.

Amerikan yahudi komitesi AJC’nin yaptığı açıklama aynı zamanda bir itiraf mahiyetindeydi: "Cheney, Amerika'yı terör tehditlerine karşı savundu ve Ortadoğu genelinde hayati stratejik ortaklıklar kurarak, Amerika'nın müttefiki israilin güvenliğini kritik bir şekilde güçlendirdi.”

Kuzey Amerika yahudi federasyonları (JFNA): "Onlarca yıllık hizmeti boyunca yahudi cemaat liderleri ve kurumlarıyla kalıcı ilişkiler sürdürmüş, küresel güvenlik ve dünya çapındaki yahudi topluluklarının korunması konularında ciddi diyaloglar yürütmüş olan yahudi toplumunun dostu Dick Cheney'nin vefatından dolayı derin bir üzüntü duyduk.”

Meşhur yahudi kuruluşlarından ADL: “Dick Cheney'e, 1989-92 yılları arasında savunma bakanı olarak ABD ordusunu yeniden şekillendirmedeki rolü nedeniyle 1993 yılında ADL'nin Üstün Kamu Hizmeti Ödülü'nü takdim etmekten onur duyduk."

Bir diğer şöhretli siyonist kuruluş olan AIPAC: “dostumuzu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.”

Evet, yastalar çünkü bu kadar acımasız ve kendilerine bu kadar bağlı birini bulmak ve yetiştirmek kolay değil. Hele ki, Gazze soykırımı sorasında ortaya çıkan tablo sonrasında eskisi kadar köle bulamayacaklar.

İŞKENCE VE FİŞLEME YANLISIYDI

Dick Cheney’nin ölümü sonrasında Time Dergisi yayın yönetmeni Karl Vick’in yazdığı yazının başlığı şöyleydi: “ABD tarihinin en güçlü ve kutuplaştırıcı başkan yardımcısıydı.” Yazıda şunlar yer aldı: “84 yaşında vefat ettiğinde mirası; 11 Eylül saldırılarından sonra CIA'in ağır işkence usullerini uygulaması, Güvenlik Ajansı'nın her Amerikalının iletişimini toplaması, Irak'ın işgalini teşvik eden benzersiz derecede güçlü başkan yardımcısı olmasıydı.
Adalet Bakanlığı Hukuk Müşavirliği Ofisi'ni devraldıktan sonra Cheney'nin uygulamaya koyduğu gizli işkence ve gözetleme programlarını keşfeden Jack Goldsmith, "Cheney'nin, yürütme yetkisine dair çok geniş bir bakış açısı vardı" diyor.

"Çok fazla şey bilmediğimiz için gelişmiş işkence teknikleri kullandık... 11 Eylül saldırılarında hiçbir rolü olmayan Irak'a karşı savaşa girmeyi haklı çıkarmak için Cheney, istihbarattan Saddam'ı devirmeyi destekleyecek şeyler sunmalarını (uydurmalarını) istedi. Eric Edelman o günleri "Kör uçuşu yapıyorduk” şeklinde tarif edecektir.

Cheney tüm bunlardan, özellikle de kabadayı imajından rahatsız olmamış gibi görünüyordu. 2004'te Senato kürsüsünde, Senato Başkan Yardımcısı Patrick Leahy'ye "s.ktir git" demişti.

BUSH’U İNDİRME GİRİŞİMİ

Onun yüzünden her iki işgal savaşı da ABD için bataklığa dönmüştü. 2004 seçim kampanyasına yaklaşırken Bush’a defalarca adaylıktan çekilmesini teklif etmişti. O çekilirse tıpkı Biden’ın çekilmesi ile yardımcısı Kamala Haris gibi Cheney aday olacaktı. Bu sayede kendisine ait olmayan Beyaz Saray'da artık "naip" olarak anılmayacak ve tam yetkili olacaktı. Bush onu ikinci kez yardımcı seçtiğine çok pişmandı. Gerçi o mu seçti yoksa dayatıldı mı o da ayrı bir bahisti. Cheney ise Bush'un sadakat testinde başarısız olduğuna inanıyordu.

Ne Kongre'nin ne de mahkemelerin yürütme organından bilgi almaya hakları olmadığını, Başkan'ın her türlü denetimden uzak olduğunu savunmaktaydı. Donald Trump 2020 seçimlerini kaybettikten sonra görevde kalmak için gizlice çabalarken, Cheney birden bire hukukun üstünlüğünün etkili bir savunucusu hâline geliverdi. Ve hayat olan on eski savunma bakanının imzasını taşıyan bir uyarı mektubu bile kaleme aldı.

ÇOCUK KRAL’IN NAİBİ

Bir Başkan'ın görevden alamayacağı tek kişinin başkan yardımcısı olduğunu bilerek, gizlice topladığı yetkilerini kullanmaktan memnundu. Yani Başkan’a rağmen her dilediğini yapıyordu.

Cheney, kendisini tartışmasız ABD tarihinin en güçlü Başkan Yardımcısı yaptı ve makam yetkilerini o kadar etkili bir şekilde kullandı ki, Başkan George W. Bush'un ilk döneminde, bir “çocuk kral” üzerinde gerçek gücü elinde tutan sözde ast ancak gerçekte “naip” olarak tanımlandı. Liberal çevreler ise onu gizlilik ve katılığıyla “şeytânî deha” olarak tanımlamaktaydı.

Karl Vick’e göre iktidara yükselişi aslında tam bir meteor gibiydi. Ve modern tarihte hiçbir Amerikalı politikacı, şahsî bir skandalın hızlandırıcı etkisi olmadan bu kadar hızlı bir şekilde ışıktan karanlığa geçmedi. Arkadaşı Alan Simpson ise onu, "Birinci Körfez Savaşı'ndan sonra Amerika'nın gözdesi olup, ardından bu korkunç, iğrenç kişi, bu savaş kışkırtıcısı, işkenceci dünyayı havaya uçuracak!” demişti.

Bush'un terörizmden sorumlu yetkili olarak atadığı Cheney, 11 Eylül hakkındaki ihbarları dikkate almamayı tercih etti. Çünkü saldırının planlayıcılarındandı ve çevreden gelen gerçeğe ihtiyacı yoktu. Saldırılardan sonra ise saldırı öncesi kendisinin ikaz edildiği yönündeki toplantıları hatırlamadığını söyledi.

Kendisine 44 milyon dolar ödediği bildirilen petrol hizmetleri firması Halliburton'da beş yıl başkanlık yapması dışında başka hiçbir yerde çalışmadı. (Ukrayna göçmeni bir yahudi, 2005–2009 Savunma Bakan Yardımcılığı ve 2003–2005 arasında ABD’nin Ankara Büyükelçiliği yapan) ve Cheney’nin güvenlik danışmanı olan Eric Edelman, onun hakkında şunları söyledi: Başkan'ın günlük raporlarını Başkan'dan önce gören tek Başkan Yardımcısıydı. Muhtemelen tarihin hem en güçlü hem de en tartışmalı Başkan Yardımcısıydı. Her şeyin nerede olduğunu, yönetim içindeki cesetlerin nereye gömüldüğünü biliyordu ve bu da ona Başkan'a özel olarak tavsiyelerde bulunmak için muazzam bir fırsat veriyordu. Ve öyle de yaptı."

TÜM HESABI BAŞKANIN SAĞLIĞIYDI

Karl Vich yazısında çok ilginç bir noktaya temas ediyor ki, bu Cheney’nin Bush’un ölmesi için çabaladığı ve fırsat kolladığını da gösteriyor. Normal yollarla başkan adayı olmayı başaramayan Cheney, başkanın ölmesi durumunda otomatik olarak “başkan” olacaktı ve bütün planı da bunun üzerineydi ama o hevesi hep kursağında kaldı.
Time yayın yönetmeni Vich şöyle devam ediyor: “Tek resmi görevi, Senato'ya başkanlık etmek ve "Başkan'ın sağlığını günlük olarak sorgulamak" olarak tanımlanmıştır. Oysa kendi sağlığı sürekli spekülasyon konusuydu. Geçirdiği beş kalp krizinden ilki 37 yaşında iken yaşandı. Başkan Yardımcısı olduğunda hem paranoyayı hem de ihtiyatı fizîkî olarak temsil ediyordu: 2007'de göğsüne yerleştirilen kalp defibrilatörünün wi-fi özelliği, kötü huylu bir etkenin başkanlıktan bir kalp atışı sonra kendisine kalp krizi geçirtecek bir sinyal göndermesi ihtimaline karşı özel olarak devre dışı bırakıldı. 2012'de geçirdiği kalp nakliyle hayatı 13 yıl uzadı.”

HEDEF IRAK’I ELE GEÇİRMEKTİ

Cheney derin ama halkın pek bilmediği bir başkan yardımcısıydı. Halk onu ilk olarak, Genelkurmay Başkanı Colin Powell ile birlikte, Irak birliklerini sadece birkaç günlük kara muharebesiyle Kuveyt'ten çıkaran 1990-91 Körfez Savaşı'nda tanıdı. Saddam Hüseyin'i devirmeyi başaramamıştı ve 11 Eylül’de bunun için planlanmıştı. Hedef ne el Kaide’ydi ne de başkası. Tek hedef Irak ve Saddam Hüseyin’di.

Karl Vich’in verdiği bilgiye göre, kaçırılan bir yolcu uçağının kendilerine doğru geldiğine dair haberler üzerine 11 Eylül 2001 sabahı, gizli servis ajanları Cheney'i kemerinden tutarak sandalyesinden kaldırdılar ve onu Beyaz Saray'ın altındaki bir komuta sığınağına “zorla” götürdüler. Başkan havadayken, Başkan Yardımcısı saldırılara verilen cevabı yönetti ve bir ara ABD savaş uçaklarına, kaçırılmış olabilecek yolcu uçaklarını düşürmelerini bile emretti.
CIA çalışanlarına, üçüncü ülkelerde tutulan şüphelilere işkence yapmaları için yasal koruma sağlayacak gizli yasal notlar ve NSA'yı ABD'ye gelen tüm telefon görüşmelerini kapsayacak şekilde genişletmeye ikna etti.

BUSH’U KONTROLÜNE ALDI

Amerikalı yorumcular Cheney ile Başkan Bush arasındaki ilişkiyi ele alırken çok ilginç tabirler kullanıyorlar. “Cheney: Benzeri Olmayan Bir Güç Sahibi” başlıklı makalesinde Nina Totenberg şunları yazıyor: “Bir başkan 8 yıl sonra görevden ayrıldığında, gazeteciler genellikle görev süresi hakkında geriye dönük yazılar yazarlar ve başkan yardımcısından neredeyse hiç söz edilmez. Ancak Başkan Bush'un yardımcısı Dick Cheney, Amerikan tarihinde eşi benzeri olmayan bir isim. Zira “Modern Amerikan Başkan Yardımcılığı” kitabının yazarı Joel Goldstein’e göre "Cheney, bugüne kadar gördüğümüz en güçlü başkan yardımcısıydı." Ve gazeteciler Bush’tan ziyade Cheney’den söz ettiler.

Cheney, ilk döneminde güvenlik yasalarını yeniden şekillendirdi, yürütme organının yetkilerini genişletti ve Kongre tarafından bu tür gözetimi denetlemek üzere özel olarak kurulan bir mahkemeyi atlatarak gizli, izinsiz iç gözetim faaliyetleri yürüttü. Başkana, Kuzey Kore ile müzakerelerin durdurulmasına yol açan seçenekler sundu ve Başkan Bush'u Irak'a savaş açmaya ikna etti. Yüksek Mahkeme gibi kilit yerlere kendine sadık kişileri getirtti. Karar verici Bush'tu, ancak Cheney seçenekleri kısıtlayarak ve bazen de bilgiyi gizleyerek genellikle kararları bizatihi şekillendiren kişiydi.
Cheney'nin etkisini; savaş politikasındaki hâkimiyeti, Guantanamo'yu kurması, su işkencesi ve diğer sert sorgulama tekniklerinin yetkilendirilmesi ve iç gözetlemeyle ilgili yerleşik yasaların etrafından dolanması kadar iyi tanımlayan hiçbir şey yoktur.

Washington Post muhabiri Bart Gellman’a göre “Cheney detayları çok seven ve bürokratik konularda usta bir savaşçıydı. İlk döneminde, Bush’u avucunun içinde oynatıp dilediği gibi yönlendirdi. İkinci dönemde, daha deneyimli ve temkinli bir Başkan Bush nedeniyle Cheney'nin etkisi azaldı ancak neredeyse hiç bitmedi.”

Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı ve Pentagonu avucunun içine alan bu haydut, ince ince ördüğü ağ sayesinde ABD’yi Başkan’a rağmen yönetti. Gölge başkan değil bizatihi başkan rolünü oynadı. George W. Bush yönetiminin ilk dönemlerinde, çoğu kendisine sadık olan kararlı muhafazakârlarla dolu bir kadro oluşturdu ve onlar uzun süre ona hem en gizli ve stratejik bilgileri aktardı hem de günümüz Amerikan politikalarının kalıcılığını sağladı.

Bush’u 3 ay hastaneye kapatıp, ülkeyi dilediği gibi yönetti. Gellman kitabında, bu yüzleşmeden önce Cheney'nin Başkan Bush'u üç ay boyunca nasıl karanlıkta bıraktığını ve böylece Adalet Bakanlığı'nın programın yasadışı olduğuna inandığından habersiz olduğunu anlatıyor. Başsavcı Yardımcısı James Comey, hastane sahnesinin ardından nihayet Beyaz Saray'a gittiğinde, hem kendisi hem de Bush’un büyük bir şok yaşadığını aktarıyor.
Gellman, "Sanırım o andan itibaren Bush, Cheney'nin tavsiyelerine mesafeli yaklaşması gerektiğini eskisinden daha net anladı. Bu, başkan yardımcısının George Bush üzerindeki nüfuzunu kademeli olarak kaybetmesinin başlangıcıydı. Çünkü Bush, Cheney'nin onu uçuruma sürüklemekte olduğunu fark etti" diyor. Ama iş işten çoktan geçmişti ve çünkü Cheney, dünyayı çoktan savaş alanına çevirmişti.

İSRAİLE SIĞINAK DELİCİ BOMBALAR

Normal şartlarda ABD Başkan yardımcısının görevi, başkanın istediği şeyleri yapmaktır. Ama Cheney buna hiçbir zaman uymadı. Belki Bush’un tek başına alabildiği nadir kararlardan biri, israile sığınak delici bombaların verilmesini reddetmesiydi. Bush uyandığında bu bombalar israile vermek üzereydi ve Cheney'nin baskılarına rağmen reddetti.

KENDİSİNİ CENGİZ HAN’A BENZETİRMİŞ

Cheney, Beyaz Saray'daki son günlerinde kendisinin "netice odaklı bir başkan yardımcısı" olduğunu söyler. Benzetmesini “tıpkı Lincoln veya Lenin, Gandi veya Cengiz Han gibi” diye sürdürür. Cheney’nin söylemek istediği şey, ABD’de başkanların bile erişemediği nüfuzdur. “Ülkenin gidişatını değiştirdiğini ve pişmanlık duymadığını” söyler.
Herkes bilir ki o, 11 Eylül’ün, Afganistan ve Irak Savaşının mimarlarından biridir. Ve kendini benzettiği kişilerin tümü yıkıcılıkları ile şöhretlidir. Gandi bunun istisnası gibi dursa da pazarlanan Gandi ile gerçek Gandi çok farklıdır. Cengiz Han zaliminin nasıl bir medeniyet yıkıcısı soykırımcı olduğunu herkes bilir. Bu haydut da kendini ona benzettiğine göre aynı zulümleri işlediğini de itiraf etmiş oluyor.

IRAK’TA NÜKLEER SİLAH YALANI SÖYLETEN DE OYDU

Kaldı ki Irak savaşına neden olan ve sonradan yalan olduğunu itiraf ettikleri, ABD istihbaratı ve BM müfettişlerinin “Irak'ın kimyasal silaha sahip olduğu” yalanını söyleten de bu soykırımcı hayduttu.

Dönemin Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Dick Armey, 2002'de Irak'a Karşı Askeri Güç Kullanımına karşı çıktığında, Cheney eski dostunun direncini özel ve çok gizli bir brifingle aşar. Cheney, Armey'in gözlerinin içine bakarak, ABD analistlerinin Irak'ın taşınabilir bir nükleer savaş başlığı geliştirme yolunda ilerlediğini tespit ettiklerini ve El Kaide'nin bu silahı ele geçirmek için Saddam Hüseyin ve aile üyeleriyle birlikte çalıştığı yalanını söyler.

“Armey yıllar sonra  bana, ‘Cheney'nin kendini kandırdığını’ söylediğini yazan Barton Gelman devamla şöyle diyor: “Bunlar, 11 Eylül sonrasında ortaya atılan olağanüstü ve dehşet verici iddialardı. Hiçbir ABD istihbarat raporu bu iddiaları doğrulamadı. Irak'ın elinde ne parçalanabilir malzeme ne de çalışan bir savaş başlığı tasarımı vardı. Hele ki ultra kompakt bir tasarım hiç yoktu. Ayrıca Saddam Hüseyin'in Usame bin Ladin ile hiçbir bağlantısı da yoktu.”
Yerimiz sınırlı ancak bu şerefsizin yaptıklarının pek bir sınırı yok. Ölüp gitmiş bir zalimin ardından bunca şeyi yazmamızın üç temel nedeni var. İlki, düşmanımızın nedenli bir şeytan olduğunu ortaya koymak. İkincisi de büyük devletleri bu tür psikopatlar yönettiği müddetçe dünyaya huzurun gelmeyeceğidir. Bu ikisinden de mühimi ise ülkemizi yönetenlerin artık lüzumsuz, boş işlerle uğraşmak yerine Türkiye’yi dünyanın lider ülkesi yapmak için dünyalıklardan vazgeçerek her sahada insanüstü gayret göstermeleri içindir.

KISACA DİCK CHENEY (1941-2025)

- ABD Başkan Yardımcısı (2001-2009)
- ABD Savunma Bakanı (1989-1993)
- ABD Kongre Üyesi, Wyoming (1979-1989)
- Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü (1975-1977)
- Beyaz Saray Özel Kalem Müd. Yardımcısı (1974-1975)
- EDS, Halliburton, Procter & Gamble, Union Pacific Yönetim Kurulu Üyeliği
- Halliburton Co. CEO (1995-2000) - Dünyanın en büyük ikinci petrol servis şirketi. 2000’de görevden ayrıldığı halde Cheney ölene dek bu şirketten çok yüksek miktarda maaş almayı sürdürdü. Halliburton şirketinin Irak Savaşı ve Deepwater Horizon dahil olmak üzere çok sayıda tartışmaya karıştığı tespit edildi. Hakkında açılan davalardan davacılara 1,1 milyar dolar ödeyerek dosyayı kapattı. 2015 yılında ise SEC tarafından milyarlarca dolar vergi kaçırdığı tespit edildi ve mahkemede suçlu bulundu.
- Salomon Smith Barney Uluslararası Danışma Kurulu üyeliği
- George C. Marshall, Gerald R. Ford Vakfı, Grow PAC, Alfalfa Club, Bohemian Grove yönetim ve mütevelli üyeliği
- 1962’de halk içinde taşkınlık ve sarhoşluk, 1962 ve 1963’de sarhoşken araba kullanmak
- İstihbaratçı olduğundan kurumdaki gizli kodu: Balıkçı
- Kalp Krizleri 1978, 1984, 1988, 2000, 2010
- Kalp Nakli 24 Mart 2012

- DAR kütüphanesindeki arşive göre, Dick Cheney’in karısı Lynne Cheney'nin dedesi Nicholas Leyberger, 1739'da Almanya'dan Philadelphia'ya göç etmiş. Babasının tam olarak yahudi olup olmadığı bilinmese de ailedeki Daniel ismi ve soyadlarını Lybyer olarak değiştirmeleri de yahudilik şüphesini artırıyor.

Babasının ailesi ise Vincent'lar, Galler'den Yeni Dünya'ya göç edip Utah'a yerleşen Mormonların torunlarındanmış. Cheney'nin babası kiliseyle bir bağı olmasını veya kilisenin kurallarına göre yaşayan atalarını reddetmiş.
- Çarpık ağzı ile tanıdığımız Cheney’in iki kızı var. Kızı Mary Cheney lezbiyen ve LGBT aktivisti. Diğer kızı Liz Cheney ise ABD Dışişleri Bakanlığında bürokrat.
 
Yorum Yap
Diğer İçerikler