21 Şubat 2024 Çarşamba

Sosyal Medya

Son Eklenenler

CIA ve ABD kaybederken Kılıçdaroğlu ve Akşener nasıl kazanmış oluyor?

01 Haziran 2023 23:31
Kaybedenin dostu olmaz. Erdoğan gitsin diye haykıran The Economist bile çark etti. Gelinen noktada Kılıçdaroğlu ve Akşener bu krizden kolay sıyrılamaz. Akşener’in başta ‘proje’ olarak tanımladığı Millet İttifak’ı da dağıldı.

CHP’nin girişimi ile kurulan ittifak, İyi Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın "Millet İttifakı bir seçim ittifakıdır. 28 Mayıs itibari ile seçim ittifakı bitmiştir" açıklamasıyla dağılmış bulunuyor.

Poyraz’ın açıklamasına "İttifak dediğiniz şey bir iş birliğidir” diyerek destek veren İyi Partili Cihan Paçacı şöyle devam ettirmiş sözlerini: “Bundan sonraki süreçte doğal olarak muhalefet partileri kendi içerisinde iş birliği içerisine girerler. Bunun adına 'ittifak' da diyebilirsiniz, 'iş birliği' de...”

Kılıçdaroğlu'nu "Mücahit Kemal" diye dedirten Karamollaoğlu'da hak ettiğinden çok fazlasını aldı ve o da şimdi "İttifak uzun bile sürdü. Bundan sonra ne olur bilinmez" dedi.

İttifak’ın dağılması özellikle Mart 2024’de yapılacak olan belediye başkanlığı seçimlerinde muhalefetin tek liste ile gitmesini güçleştiriyor. Ancak Paçacı’nın da belirttiği gibi daha seçime 10 ay var ve siyasette olmaz denilen her şey olabilir.

İSYAN SESLERİ

28 Mayıs akşamı Erdoğan’ın kazandığının anlaşılması üzerine CHP’li gençler, parti merkezine gidip Kılıçdaroğlu’na ‘istifa’ çağrısı yapmıştı.

Ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da Kılıçdaroğlu’na “istifa et", İmamoğlu’nu ise “CHP’nin başına geç” çağrısı yaptı. CHP’nin başına geçmek için yanıp tutuşan Ekrem İmamoğlu 29 Mayıs sabahında Kılıçdaroğlu’na koltuğu terk mânâsına gelen video mesajı yayınladı.

"Seçim net bir yenilgi. Hatalar, tek bir istifaya indirgenemeyecek boyutta" diyerek İlhan Cihaner, CHP yönetiminin tümüyle istifa etmesini istedi.

CHP’nin etkili isimlerinden biri olan eski Milletvekili Akif Hamzaçebi, “Ortada genel başkanımız ve partimiz açısından tam bir başarısızlık vardır” derken, bir başka etkili isim olan Gürsel Tekin, parti yönetimine, “Siz seçimden seçime sahaya çıkarsanız olmaz” demekle kalmadı. Kılıçdaroğlu’nun çekilmesi halinde genel başkanlığa aday olacağını da ilan etti. Böylece CHP’nin ikinci genel başkan adayı da çıkmış oldu.

KILIÇDAROĞLU KASETSİZ GİTMEZ

CHP’nin borazanı Halk Tv’de Fikret Bila’nın programına çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, ayrılma konusunda ilk sayılabilecek cümleler kurdu. Kılıçdaroğlu, “Bu süreç sonunda partinin yetkili kuralları karar verir. Şimdi bu süreci yaşıyoruz. MYK'da, Parti Meclisi'nde incelemeler, değerlendirmeler, tartışmalar yapılacak ve hep birlikte karar vereceğiz ve kamuoyuyla paylaşacağız" demiş.

“Benden bu kadar” diyemeyen Kılıçdaroğlu beklediği kaseti gelmeden o koltuğu kolay kolay bırakmaz. Onu oraya getirenler ayrılmasını istese bile zor kullanılmadan o koltuktan kalkmaz. O zor, muhtemelen gizli görüşme kasetleri veya Kılıçdaroğlu açısından izahı mümkün olmayan kirli işler…

Temel Karamollaoğlu gibi Kılıçdaroğlu da yüzü kızaran bir karakter değil. Her şeye rağmen direnebilir. CHP’nin başından ayrıldığında kendisini bekleyen çok dava var ve o artık milletvekili de değil. Kılıçdaroğlu direnecek! Bu yüzden genel başkanlık bekleyenler boşuna umutlanmamalı.

Kılıçdaroğlu’nun “evladım” dese bile asla güvenmediği ama mecburen sahip çıktığı İmamoğlu’nun çıkışı, ne Kemal Bey için ne de kamuoyu için sürpriz değil. Koltuğunu bırakmak zorunda kalırsa emanet edeceği kişi ise İmamoğlu olmayacak. Delege onun delegesi olduğu için başka bir emanetçi bulmayı deneyecektir.

AKŞENER GİDİCİ Mİ?

Daha seçim akşamında istifa çağrısına mâruz kalanlardan biri de Akşener’di. Kılıçdaroğlu gibi Akşener’in de işi kolay değil.

İyi Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Parti Kurucular Kurulu Üyesi Ethem Baykal da seçim akşamında genel başkanına istifa çağrısı yapan isimdi. Baykal’ın "Bahar gelmeden bitti. Yaz muhalefetle geçer. Winter is coming" şeklindeki çağrısının ardından cesaretlenen partililer Akşener’e yüklendi.

Akşener'e muhalif ekibin kurultayda yeni bir aday çıkaracağı dile getiriliyor. Akşener ise parti içi muhalefete göz açtırmaya niyetli değil.

Mâlum Yavuz Ağıralioğlu seçim öncesi istifa etmişti. Seçimin ardından ise Genel Başkan Danışmanı Oğuz Hocaoğlu ve Mehmet Reşat Taşdemir'in ardından teşkilat yapılanmasında görev alan Murat Çakır ve İhsan Önder Albayrak da İyi Partiden ayrıldılar.

Her ne kadar resmen masada olmasa da fiilen Millet İttifakının belirleyicisi olan HDP ve PKK, bu süreçte İyi Parti’nin geleceğine ipotek koydu. Akşener’in masadan kalkıp "Bu masa artık ortak akıl platformu olmaktan çıkmış, tüm alternatiflerin kara listeye alınarak tek bir adayın tasdiki için çalışan noter masasına dönüşmüştür" dedikten sonra süt dökmüş kedi gibi masaya dönen ve mahcubiyeti ve hırpalanması yüzüne vuran Akşener, İmamoğlu ve Yavaş’ın gemiyi terk etmesiyle iyice zayıflamış durumda.

Bütün bu gelişmelere rağmen o da direnecek ve İyi Parti’den pek çok kişi istifa edecek.

SELANCI SELO

Kürtlerin katili mahpus Selo, bu seçimde dışarıdakilerden daha aktifti. Kendince başarılıydı da.

Selo nasıl bir mahpus ise Allah’ın her günü açıklama yayınlıyor. Son açıklamasında, “Ben, adını aldığım Kudüs fatihi büyük Kürt Komutan Selahaddin Eyyubi'nin torunuyum” demiş.

İlki Seladdin-i Eyyübî rahmetli Wikipedia’nın uydurduğu gibi Kürt değil. Esaslı kaynakların hepsi Türk olduğunu yazar. Onu yetiştiren Nureddin Zengî de Türklerin ulularından… Kaldı ki PKK'lı Selo, Kürt olmayıp Kürt görünümlü bir kripto.

Demirtaş son olarak da “Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları başlamadan önce ben Genel Merkezimize, cumhurbaşkanı adayı olmaya hazır olduğumu ve seçimi ikinci tura bırakıp o aşamada demokratik hamlelerle daha fazla katkı sunabileceğimizi belirttim. Ancak hiçbir gerekçe sunulmadan reddedildi. Artık aktif siyaseti bırakıyorum” siteminde bulunmuş.

HDP’nin olağanüstü büyük kongreye hazırlandığını duyuran HDP Sözcüsü Ebru Günay, Selo’nun adaylığının hukuki durumu nedeniyle değerlendirilmediğini söylüyor. Bununla da kalmayıp Selo’yu şu cümlelerle yalanlıyor: “Kendisiyle yapılan istişarelerde de bir kadın cumhurbaşkanı adayı önerisi vardı. Emek ve Özgürlük İttifakı ile hem de kendi bileşenlerimizle yaptığımız tartışmalarda şunu ifade ettik; deprem süreciyle birlikte Türkiye siyasetinde yeni bir süreç başlamıştır.”

SEÇİMİN KAYBEDENİ CIA

Bunu biz demiyoruz. Söyleyen ABD'li siyaset analisti SL Kanthan… George Galloway’ın kanalına konuk olan ve ABD'nin son yıllarda Türkiye'ye karşı bir ekonomik savaş başlatığını belirten Kanthan diyor ki: “Cumhurbaşkanı Erdoğan zaferini sadece Kılıçdaroğlu'na karşı değil, ABD ve CIA'e karşı da kazandı.”

CIA ve ABD kaybettiğinde, Kılıçdaroğlu, Akşener ve diğerleri nasıl kazanmış oluyor?
 
Yorum Yap
Diğer İçerikler