Devlete, Cumhurbaşkanına, seçilmiş iktidara kılıç çekenlerin hangi sistem ve eğitim mekanizmasının mâmülü olduğunu anlatan paylaşımımızı ismi gizli tutulan bir korkak, savcılık yerine
Cumhurbaşkanlığı İletisim Başkanlığı'na bağlı CİMER'e şikayet etmiş.
CİMER'de gerçek hukukçu ve aklı selim kimseler yok olmalı ki, saçma sapan pek çok şikayete yaptıkları gibi bizi de savcılığa bildirmişlerdi.
Ardından meskenime jandarma gelmiş, İstanbul Emniyeti güvenlik şubeye ifade ermiş idim.
Neticesinde savcılık makamı hakkımızda beklendiği üzere TAKİPSİZLİK kararı verdi.
Şimdi İletisim Başkanlığı'na sormak istiyoruz:
- Orada neden liyakatsiz insanlar çalıştırıyorsunuz?
- Bürokrasinin, jandarmanın, Ankara ve İstanbul il emniyet teşkilatları, adli teşkilat ve tarafımızın bunca zaman ve imkan harcamasına değdi mi?
- Milletin ve bizlerin kaynaklarına yazık değil mi?
- Hani Türkiye özgürlükler ülkesiydi ve bu böyle mi sağlanacak?
- Son olarak Devlete kılıç çekenleri eleştirip seçilmiş iktidara destek ermek ne zamandan beri ve hangi hukuka göre suçtur?
Av Cüneyt Bülent Şker'den mütalaa:
SUÇ DUYURUSUNA KONU PAYLAŞIMIMIZ