İ K T İ B A S L A R

 

Önümüzdeki dönem her ilden bir Kemal Özer gelse...

 

Hakkı Söyler;

"Tüketici Hakları kavramı gelişirken kapsamı da genişledi. Normal şartlarda yolda yürürken ayağınız kaldırıma takılıyorsa; burada belediyenin kaldırım standartlarına uymamasından kaynaklanan bir tüketici hakkı ihlali olduğunu söylemek mümkün. Batı dünyasında sigaradan rahatsızlanan bir tüketicinin, üretici şirketleri mahkemeye verip milyon dolarlara tazminatlar almasını, üzerine dökülüp, bacaklarını yakan kahvenin normalden daha sıcak olması nedeniyle hizmet veren şirketi tazminata boğan tüketicileri basından takip ediyorduk.

 

Ülkemizde de tüketici bilinci yaygınlaşmaya başladı. Artık zamlara karşı sessiz kalınmıyor. İnsanlar aldığı bir sütün bozuk çıkmasına bozulabiliyor. Eskiden 3-5 kuruş için uğraşmaya değmez deyip meseleleri kapatırken, bu gün 1-2 kuruş para üstünü vermeyen marketler hırsız ilan edilebiliyor. Hak kavramının; mal dışında hizmetleri kapsaması hatta kamu hizmetlerini de kapsaması sonucunda insanlar verdikleri verginin gerçekten kendilerine hizmet olarak dönüp dönmediğini sorgulamaya başladılar. Bu da ayrı bir sınıf oluşturan elit bürokratları rahatsız etmeye başladı. Bulundukları mevkileri bir hizmet makamı yerine, kendileri için bir zırh, bir kale gibi gören, buraları bir istikbal garantisi haline getirenler, toplumun sırtındaki asalaklar da gelişen demokratik haklar neticesinde tasfiye sürecine girmiş bulunuyor.

 

1963 yılında meclis 10. dönem milletvekillerinin Ziraat Bankasına olan borçlarının birikmiş faizlerinin kaldırılarak ana parasının da 10 yıl faizsiz ve masrafsız olarak taksitlendirilmesine yönelik bir kanun hazırlanır. Dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından veto edilen bu kanun meclis tarihinin aynı zamanda ilk veto edilen kanunudur. Bal tutan parmağını yalar misali, milletvekilleri her dönemde kendilerine yönelik birkaç yasa hazırlayıp geçirmişlerdir. Kıyak emeklilik yasaları, seçim öncesi hak etmedikleri maaşlarını peşin almaları gibi bir çok uygulama vatandaşın zihninde tazeliğini koruyor.

 

Çözüm; oraya küpünü doldurmaya değil hizmet etmeye talip insanları göndermek. Partilerdeki aday adaylarının başvurucu süreçleri tamamlandı. Şimdi 4 Haziran’a kadar adayların belirlenmesi süreci başladı. Bu noktada teşkilatların akl-ı selim’e ihtiyaçı var. Herkes kendi adamının listeye girmesi için kulis yapıyor. Ancak diğer taraftan baktığınızda mevcut vekiller içerisinde adı bir projeyle özdeşleşen yada birlikte anılan birisi yok. Diğer taraftan parti içindeki dengeler denilen ve bir türlü bizim kafamız almayan hesaplar neticesinde eskilerden bir kısmının tekrar aday olacağı muhakkak. Hiç olmazsa yeni seçilecek birkaç vekil adayı için bu şansı kullanalım. Vizyon sahibi, mücadeleci, tuttuğunu koparan, zalimin ve mazlumun kimliğine bakmadan hakkı savunabilen birileri. Listede bu işi yapacak birisi var; Kemal ÖZER. Yıllardır tüketici adına her platformda mücadele etmiş, koltuğunun altında dosyalar halk adına mahkeme kapılarını dolaşmış, kiminden tehdit kiminden dua almış ama yılmadan çalışmıştır.

 

Bunca yıllık mücadelede halkın önündeki en büyük engelin mevzuat hazretleri olduğunun farkına varmış. Mevzuatın kaynağı meclis. O zaman mücadeleye orada devam. Önümüzdeki dönem her ilden bir Kemal ÖZER gelse elit bürokrasi ve mevzuat hazretlerinin ruhuna fatiha okuruz. Artık egemenlik bürokratın ve mevzuatın değil, kayıtsız şartsız milletin olur."


25.05.2007-Merhaba Gazetesi

Hakkı SÖYLER

hakkisoyler@yahoo.com