BORÇ,
YİĞİTİN KAMÇISIDIR" demiş atalarımız......
bir dönem belki böyle de olmuçtur...
ama, günümüzde özellikle yeniekonomik yapılanma modeli
içinde "faiz"in yaşamımızın bir parçası haline gelmesiyle
"Borç" artık, "Yiğitin kamçısı" olmaktan çoktan çıktı...
Tersine, çoğu kez yuvaları yıkan, yaşamları söndüren bir
"BAŞBELASI" HALİNİ ALDI...
Sadece bireysel olarak yaşamımızı etkileyen bir
"karabasan" da değil "Borç..."
Ülkeler içinde ciddi bir tehlike...
Hızla "Küreselleşen" dünyamızda, ülkeler arası ilişkiler
arttıkça, dostluklar geliştikçe, "l gülüm, ver gülüm"
yöntemleri de giriyor işin içine...
Sıkıştınız mı, "Borç" veren ülkeler oluyor...
"Neyin karşılığı?" olduğu çok tartışıldı, hatta "Ulusal
bağımsızlığa" gölge düşüren bir ilişki olarak da
algılandığı oldu böyle uluslar arası nitelikli
"borç-alacak" ilişkilerinin...
TÜRKİYE'nin de son yıllardaki çok önemli açmazlarından
biri "Borç..."
Zaman zaman, sadece faizi ödeyebilmekten ve borcumuzun
katlanarak büyüdüğünden yakınan politikacıları dinlerken
dehşete kapıldığımız oluyor...
Ama, "Çare" konusunda ciddi öneriler yok...
Herkes yakınıyor; gelen sızlanıyor, giden suçlanıyor...
Neyazık ki, borç büyüdükçe büyüyor; o ölçüde de
"Dayatmalar" artıyor, "Teslimiyet"i andıran "Yumuşak
başlılık" lar sergileniyor...
Bu da, birey olarak hepimizin
onurunu incitiyor, gururumuzu kırıyor...
İthalat- ihracat...
Üretim - tüketim...
Arz- talep...
Bu dengeler doğru dürüst
sağlanmayınca, bütçe açık vermeye devam ediyor ve
çaresiz "Borçlanma" ya sığınmak zorunda kalıyor ülkemizi
yönetenler...
Böylece katlandıkça
katlanıyor borcumuz...
Bizde adettir; "Elimde
bir yetki olsa" diye olmadıklar fikir üretir;
kısa sürede tüm sorunların nasılda çözümlenivereceğine
ilişkin düşler dillendirilir...
Her
ne kadar, bu tür çıkışlarda "Sizin aklınız ermez"
frenlemesi ile karşılasılsa da, "Dilin kemiği yok..."
Ve
elbette: düşünen, düşünce üreten herkes,
kendince görüşünü açıklayacaktır...
Sürekli düşünce üreten ve "çözün önerileri" geliştiren
dikkat çekici bir isim var Konya'da:
Tüketiciler Birliği
Konya Şube Başkanı Kemal Özer...
Ülke ve bölge
sorunlarına kafa yorduğundan ve içtenliğinden asla kuşku
duymadığımız Başkan Kemal Özer, çoğu kez de
"Sivri çıkışları"yla "Fincancı katırlarını ürkütmekte",
"Zülf-ü yare dokunmakta"dır...
Buna karşın, aynı kararlı tavrıyla aklına
gelenleri söylemekte, kamuoyu ile paylaşmak için
çırpınmaktadır...
Görüş ve önerileri
kabul görür görmez; altında "Başka şeyler" aranır
aranmaz;bilmiyoruz...
İleri sürdüğü
önerilerin "Uygulanabilirliği" de tartışma götürür
belki...
Ama bu ilkede
yaşayan her vatandaşın, böyle "Fikir cimnastikleri"
yapması gerektiğini düşünüyoruz...
. .. ..
En son, "Türkiye'nin
borçlarını sıfırlayacak 100 milyar dolarlık bir kaynak"
söz etti Tüketiciler Birliği Şube Başkanı Kemal Özer...
"Oda,
borsa, meslek odaları ile esnaf oda ve birliklerinin
bankalarda faizde yatan yaklaşık 100 milyar dolar nakit
parasının bulunduğunu" belirte Özer, önerisini de şöyle
dillendiriyor:
"Kamu kaynağı olan bu
paralar derhal el konulmalı, el konulan bu paralar
ülkenin iç ve dış borçlarını ödemede kullanılmalı. Zaten
para milletin parası..."
Kemal Özer'in bu
önerisi nasıl bir tepki çekecek, özellikle "Paraları
üstüne" hesap yapılan , oda ve borsa yöneticileri neler
söyleyecek bilmiyoruz...
Ama Başkan Özer
iddialı...
Ve açıklamasının son bölümünde sinyal iktidara da
çağrıda bunuyor:
"IMF kapılarında sürüneceğinize milletin öz kaynağı olan
ve bankalarda faizde yatan bu paraları hazineye
aktararak ülkeyi borç batağından kurtarabilirsiniz..."
. .. .
"HEDEF
gözeterek" yapıldığı izlenimi verse de, hatta "Ciddi"
bulunmasa da, bu tür çıkışlardan tedirginlik duymamak,
rahatsız olmamak gerektiğini düşünüyoruz...
Sonuçta, ülkemizin borçlu olmasından tedirginlik duyan
her vatandaş gibi, Kemal Özer'in de, üstelik etkin bir
sivil toplum kuruluşunun önderi olarak görüş ve
önerilerini dillendirmeye hakkı vardır...
Ve
önerisi bize göre de "Oldukça ilginç"tir...