İ K T İ B A S L A R

 

Türkiye'nin borcu sıfırlanabilir mi?

 

İbrahim Sur; "BORÇ, YİĞİTİN KAMÇISIDIR" demiş atalarımız......
bir dönem belki böyle de olmuçtur...
ama, günümüzde özellikle yeniekonomik yapılanma modeli içinde "faiz"in yaşamımızın bir parçası haline gelmesiyle "Borç" artık, "Yiğitin kamçısı" olmaktan çoktan çıktı...
 

Tersine, çoğu kez yuvaları yıkan, yaşamları söndüren bir "BAŞBELASI" HALİNİ ALDI...
 

Sadece bireysel olarak yaşamımızı etkileyen bir "karabasan" da değil "Borç..." 

Ülkeler içinde ciddi bir tehlike...
Hızla "Küreselleşen" dünyamızda, ülkeler arası ilişkiler arttıkça, dostluklar geliştikçe, "l gülüm, ver gülüm" yöntemleri de giriyor işin içine...

Sıkıştınız mı, "Borç" veren ülkeler oluyor...
 

"Neyin karşılığı?" olduğu çok tartışıldı, hatta "Ulusal bağımsızlığa" gölge düşüren bir ilişki olarak da algılandığı oldu böyle uluslar arası nitelikli "borç-alacak" ilişkilerinin...
 

TÜRKİYE'nin de son yıllardaki çok önemli açmazlarından biri "Borç..."

Zaman zaman, sadece faizi ödeyebilmekten ve borcumuzun katlanarak büyüdüğünden yakınan politikacıları dinlerken dehşete kapıldığımız oluyor...

Ama, "Çare" konusunda ciddi öneriler yok...

Herkes yakınıyor; gelen sızlanıyor, giden suçlanıyor...

Neyazık ki, borç büyüdükçe büyüyor; o ölçüde de "Dayatmalar" artıyor, "Teslimiyet"i andıran "Yumuşak başlılık" lar sergileniyor...
     Bu da, birey olarak hepimizin onurunu incitiyor, gururumuzu kırıyor...
     İthalat- ihracat...
     Üretim - tüketim...
     Arz- talep...
     Bu dengeler doğru dürüst sağlanmayınca, bütçe açık vermeye devam ediyor ve çaresiz "Borçlanma" ya sığınmak zorunda kalıyor ülkemizi yönetenler...
      Böylece katlandıkça katlanıyor borcumuz...
      Bizde adettir; "Elimde bir yetki olsa" diye olmadıklar fikir üretir; kısa sürede tüm sorunların nasılda çözümlenivereceğine ilişkin düşler dillendirilir...

Her ne kadar, bu tür çıkışlarda "Sizin aklınız ermez" frenlemesi ile karşılasılsa da, "Dilin kemiği yok..."

Ve elbette: düşünen, düşünce üreten herkes, kendince görüşünü açıklayacaktır...

Sürekli düşünce üreten ve "çözün önerileri" geliştiren dikkat çekici bir isim var Konya'da:

Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Kemal Özer...
Ülke ve bölge sorunlarına kafa yorduğundan ve içtenliğinden asla kuşku duymadığımız Başkan Kemal Özer, çoğu kez de "Sivri çıkışları"yla "Fincancı katırlarını ürkütmekte", "Zülf-ü yare dokunmakta"dır... 
        Buna karşın, aynı kararlı tavrıyla aklına gelenleri söylemekte, kamuoyu ile paylaşmak için çırpınmaktadır...
       Görüş ve önerileri kabul görür görmez; altında "Başka şeyler" aranır aranmaz;bilmiyoruz...
       İleri sürdüğü önerilerin "Uygulanabilirliği" de tartışma götürür belki...
       Ama bu ilkede yaşayan  her vatandaşın, böyle "Fikir cimnastikleri" yapması gerektiğini düşünüyoruz...
    . .. ..
       En son, "
Türkiye'nin borçlarını sıfırlayacak 100 milyar dolarlık bir kaynak" söz etti Tüketiciler Birliği Şube Başkanı Kemal Özer...
 

     "Oda, borsa, meslek odaları ile esnaf oda ve birliklerinin bankalarda faizde yatan yaklaşık 100 milyar dolar nakit parasının bulunduğunu" belirte Özer, önerisini de şöyle dillendiriyor:
      "
Kamu kaynağı olan bu paralar derhal el konulmalı, el konulan bu paralar ülkenin iç ve dış borçlarını ödemede kullanılmalı. Zaten para milletin parası..."
       Kemal Özer'in bu önerisi nasıl bir tepki çekecek, özellikle "Paraları üstüne" hesap yapılan , oda ve borsa yöneticileri neler söyleyecek bilmiyoruz...
       Ama Başkan Özer iddialı...
     
Ve açıklamasının son bölümünde sinyal iktidara da çağrıda bunuyor: 
     
"IMF kapılarında sürüneceğinize milletin öz kaynağı olan ve bankalarda faizde yatan bu paraları hazineye aktararak ülkeyi borç batağından kurtarabilirsiniz..."
     . .. .
        "HEDEF gözeterek" yapıldığı izlenimi verse de, hatta "Ciddi" bulunmasa da, bu tür çıkışlardan tedirginlik duymamak, rahatsız olmamak gerektiğini düşünüyoruz...
         Sonuçta, ülkemizin borçlu olmasından tedirginlik duyan her vatandaş gibi, Kemal Özer'in de, üstelik etkin bir sivil toplum kuruluşunun önderi olarak görüş ve önerilerini dillendirmeye hakkı vardır...
       
Ve önerisi bize göre de "Oldukça ilginç"tir...

İbrahim Sur (Rahmetli)
Yeni Konya
17.08.2006