İ K T İ B A S L A R

 

Konya Sorunlarına Sivil Bakış

 

İbrahim Sur; KULAĞA hoş geliyor:“Sivil bakış…”
Bizim gibi, neredeyse on yıllık aralarla “askeri müdahaleler”in yaşandığı ve rejimin her bunalımlı döneminde askerin gözünün içine bakıldığı ülkelerde, “sivil” sözcüğü bile insanların içine ısıtacak bir etki yapıyor…

Bu nedenledir ki, son dönemlerde “sivil” sıfatıyla pekiştirilen her kavram prim yapıyor.

Bu nedenledir ki, “sivil toplum kuruluşları” ülkemizde “yükselen değer” olarak algılanıyor…

Ama zaman zaman sormadan da edemiyoruz:

Adına “sivil toplum kuruluşları” dediğimiz bu örgütler, gerçekte ne kadar “sivil?..”

Yapılanmaları ve uygulamaları yönünden gerçekten “sivil inisitayif” oluşturacak bir “demokratik” oluşum sergileyebilmekte midirler?

Ya da çoğu “kerameti kendinden menkul” bu STK’lar ne yapmaktadır?..
 

* * *


“SİVİLLEŞME” adına ortaya koydukları bunca girişim –varsa eğer- bir işe yaramamış olmalı ki, ülkemizde hala “en güvenilir kurumlar” arasında “resmi” nitelikliler başı çekmeyi sürdürmektedir…

Bu duygular içinde Tüketiciler Birliği Konya Şubesi’nin, Vali Atilla Osmançelebioğlu’na sunduğu “Sivil Bakış Raporu” ilgimizi çekti…

Tüketiciler Birliği’nin de üstüne basa basa “Türkiye’de bir ilk” vurgusu yaptığı bu rapor, gerçekten de içeriği yönünden bir “ilk” olma özelliğini taşıyor…

Tüketiciler Birliği Konya Şubesi’nin konuyla ilgili açıklamasında verilen bilgiler de dikkat çekici:

“Tüketiciler Birliği bir ilke daha imza attı ve Türkiye’de bugüne kadar yapılmayanı gerçekleştirdi. Konya’nın değişen valisine, kamu yöneticilerinden sonra Tüketiciler Birliği Konya Şubesi tarafından ‘Konya Sorunlarına Sivil Bakış” konulu bir brifing ve rapor sunuldu.


Bugüne kadar üst düzey bir kamu yöneticisi değiştiği zaman, ilgili dairelerin yöneticileri; mesela vali beye kendi alanları ile ilgili sunumlar yapmaktadırlar. Bu sunumlarda, sorunlara çözümleri (varsa) kamu bakışı ile aktarılmaktadır. Bu durum, sorunlara yalnızca kamusal bir bakış getirilmesine neden olmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla ne idareciler STK’lardan bir sunum talebinde bulunmuşlardır ne de STK’lar bir sunum yapma ihtiyacı hissetmişlerdir…”


* * * 


İŞTE en “can alıcı” nokta burası…

“Ne yöneticiler STK’lardan bir sunum talebinde bulunmuşlardır ne de STK’lar bir sunum yapma ihtiyacı hissetmişlerdir…”

Etkin bir sivil toplum kuruluşu olarak Tüketiciler Birliği’nin bu gerçekçi saptaması, aynı zamanda bir “itiraf” niteliği de taşımaktadır…


Ve bu “itiraf”ın arkası gelmektedir:


“Tüketiciler Birliği, yaşanmakta olan klasik kamu bakışına son vermek ve toplumun temsilcisi olan sivil toplum örgütlerinin sivil bakışlarını, en üst yerel mülki amire iletilmesini sağlayacak adımı atmıştır.

Vergilerle bedelini ödediğimiz kamusal hizmetlerin tüketicisi olarak hiç kuşkusuz bu hizmetlerin niteliği ve niceliği hakkında en çok söz söyleme, eleştirme, yönlendirme ve takdir etme hakkı tüketicilerimizde ve onun temsilcilerindedir…”

İşte bir “doğru saptama” daha…


Ama, bu “hakkın” kullanımı da büyük önem taşımaktadır…

Vali Atilla Osmançelebioğlu’nun da büyük bir memnuniyetle kabul ettiği bu sunumda aktarılan sorunların ve çözüm önerilerinin dikkate alınacağını umuyor Tüketiciler Birliği…


Çevreden eğitime, toplu taşımadan imara, engellilerden atıklara, sağlıktan enerjiye bir çok alanda gözlemlenen sorunların ve çözüm önerilerinin dillendirildiği bu sunumla ilgili olarak Tüketiciler Birliği, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Geliştirerek sürdüreceğimiz bu çalışmanın sonuçlarını tarihe not olarak düşeceğimiz, çözüme kavuşturulamayanların nedenlerini araştırıp kamuoyu ile paylaşmayı sürdüreceğimiz ‘sivil bakışımızı’ bilgilerinize sunarken şunu açık yüreklilikle ifade ediyoruz ki; kuşkusuz sorunlarımız sadece bunlardan ibaret ve çözüm yolları da yalnızca burada ifade edilen yöntemlerden ibaret değildir. Her biri başlıbaşına büyük inceleme ve araştırmalara tabi tutulması gereken köklü sorunlardır. Ancak, bir başlangıç olması nedeniyle önemli olduğu kanaatindeyiz..”
 

* * *

GERÇEKTEN de bir “başlangıç” olarak “önemli”dir…
 

Özellikle de bunun “takibi” önemlidir…
 

“Biz aktardık tüm sorunları; çözüm önerilerimizi de belirttik. Öyleyse görevimizi yaptık” rahatlığına düşmeden, “sonuç alma” konusunda da ısrarlı bir tavır sergilenmesi gerekmektedir…
Ve elbette “kamuoyu ile paylaşarak…”


Dileğimiz odur ki, Tüketiciler Birliği’nin başlattığı bu “ilk” artık “ilk” olmaktan çıksın ve bir gelenek biçiminde sürüp gitsin…

Öteki sivil toplum kuruluşlarının böyle “söyleyecek” sözü, öne sürecek “önerileri” olsun…


Bu arada, Tüketiciler Birliği’nin konuyla ilgili açıklamasının son bölümüne düşülen bir “not”a da dikkat çekmek istiyoruz…

Oldukça ilginç bir “saptama…”


Ayrıca, “duyarlı bir gözlem” olarak da vurgulanabilir…

Şöyle:


“Valilikten ayrılırken, raporumuzda da değindiğimiz ‘engelli sorunları’ ile ilgili acı bir manzara ile Valilik girişinde karşılaştık. Engellilerin düşünülmediği Valilik girişinde engelli bir vatandaş, merdiveni elleri üzerinde sürünerek çıkmaya çalışmaktaydı…”

İşte “bizim gerçeğimiz…”

Üzerinde durup düşünmek zorundayız…

İbrahim Sur (Rahmetli)
Yeni Konya
26.08.2006

Konya Sorunlarına Sivil Bakış Raporu Tam Metni