Söyleyecek sözü olanların yolu açık olsun…
Hakkı Söyler; "Gündem
bir anda allak bullak oldu ve kendimizi seçim atmosferinde
bulduk. Sıkıştırılmış takvim nedeniyle siyasi partilerin eli
ayağı dolaştı. Buna rağmen partilere aday müracaatlarının
geçen seçimlere göre iki kat arttığını görüyoruz. Anlaşılan
bu seçim adayların ön plana çıktığı bir seçim olacak.
Partiler vitrin telaşına düştüler bile. Magazinle yatıp
kalkan bir seçmen kitlesi için sansasyonel aday arayışı,
teklifler, başvurular derken önemli bir noktayı gözden
kaçırmayalım. Seçtiklerimiz bizi yönetecek kapasitede
insanlar mı? T.B.M.M.’nin ana görevi olan yasama
faaliyetlerine katılacak fikir beyan edebilecek insanları
seçmemiz gerekmez mi?
Evet, iktidar için oy gerekir, oy toplayabilecek her
adaya partiler sıcak bakacaktır ama daha önce de
popülaritesinden dolayı meclise girmiş olan sanatçıları
herhangi bir komisyonda ya da bir çalışma grubunda gören
oldu mu? Partiler oy toplayıp iktidara geldikten sonra
orada çalışma yapacak milletvekili bulamamaktadırlar.
Vekiller iş takipçiliğinden fırsat bulurlarsa parmak
kaldırıp indirmek için meclise uğramaktadırlar.
Yerel basında çeşitli partilerden aday adaylığı
açıklanan isimlere baktım. Aday olmayacağı fısıldanan
yıpranmış vekiller adaylık müracaatlarını yapmışlar.
Aday adaylıklarını basın toplantısı ile duyuranların
hepsi Konya’nın bir temsil sorunu olduğunu, Konya’nın
problemlerini bildiklerini ve bu problemleri çözecek
projelerinin hazır olduğunu, hizmet aşkıyla yanıp
tutuştuklarını söyleyip
“nasip, kısmet”
edasıyla açıklanacak sonuçları beklediklerini
söylüyorlar. Konya’ya emeği geçmiş, ufuk açmış büyük
idealleri olan bir-iki isim dışındakilerin ellerinde ne
tür projeleri olduğunu gerçekten merak ediyorum. Bu
projeleri bu güne kadar niye saklamışlar. Hepsi
özgeçmişlerde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yer
aldıklarını söylüyorlar. Madem hizmet aşkıyla
yanıyorlardı bu projeleri bulundukları mevkilerde
kamuoyu ile niye paylaşmadılar. Çalınır diye mi
korktular. “Merd-i
Kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler”; ellerinde
toplumun yarasına merhem olacak projeleri varmış da,
söylememişler, eğer biz onları seçersek o zaman
söyleyeceklermiş.
İşte zurnanın zırt dediği yer
burası olsa gerek. Bunları düşünürken her fırsatta çözüm
önerilerini kamuoyu ile paylaşan, toplumu ilgilendiren
her konuda fikir beyan eden, bazılarının gözünde yel
değirmenlerine karşı savaşan adam olarak nitelendirilen
Tüketiciler Birliği Başkanı Kemal ÖZER’in de aday
olduğunu gördüm.
Aday adaylığını basın toplantısı ile duyurmadı ama biraz
önce elime ulaşan basın bildirisine göre; siz bu
satırları okurken o adliye önünde dolmuşa yapılan
zamlara karşı idare mahkemesinde dava açıyor olacak.
Hiçbir haklı gerekçesi olmadan sadece “üç yıldır zam
yapmıyoruz” -zammımız
geldi- kabilinden bir açıklama ile halkın
cebinden 3-5 kuruş daha nasıl tırtıklarız düşüncesine
karşı bir dava daha…
Halkın problemi bu işte. Konya artık büyüdü, çoğu yere
çift dolmuşla gidiliyor. Haydi, sağlıklı yaşam için
birazını yürüyün tek dolmuşla idare edin ağam diyelim.
1.1 YTL den hesaplarsanız ayda 66 YTL, eğer okula gidip
gelen bir çocuk falan varsa toplam 132 YTL dolmuşa
gidiyor. Asgari ücretin ne kadar olduğunu bileniniz var
mı? Ne kadarı dolmuşa gidiyor sizce; üçte biri mi,
dörtte biri mi? Sakın ailecek misafirliğe falan gideriz
demeyin. Bayramları bekleyin ücretsiz belediye otobüse
binme ihtimali olabilir. Bazı hatlarda dolmuşların
tanesi neden bir trilyona dayandı. On kuruşluk zammın
gerekçesi bu olmasın. İşte halkın gündemi bu, bunu
çözecek projeniz var mı? Varsa niye çıkmıyor da seçimi
bekliyorsunuz. Tüketiciye karşı yapılan her haksız
harekette, her organize faaliyette, haksız ve gerekçesiz
her zamda gücü yettiği ölçüde eliyle, diliyle, basın
açıklaması ile açtığı davalarla mücadele etti.
Tüketici haklarını savunan, bu uğurda varını yoğunu feda
eden Kemal ÖZER’i mecliste görmek bizi
umutlandıracaktır.
“Ayinesi iştir
kişinin lafa bakılmaz”. Yıllardır her
platformda haklı davasını savunmuştur. Yapılanlar
arşivlerde saklıdır ve halkın hafızalarında yer
etmiştir. Seçildiği taktir de gruba yeni bir soluk
getireceğini ve en az on milletvekilinin yaptığı işi
yapacağına eminim. Bu tip adaylar partilerin meclisteki
konumunu güçlendirirler. Proje ve fikir üretirler. Bence
meclisin en çok buna ihtiyacı var. Bunu gözden
kaçırırsak yakında TRT3 de Tayvan parlementosunu
aratmayan görüntüler yayınlanmaya başlayacak.
Uzun lafın kısası parti kurulları mülakatlar sonucu
gerekli değerlendirmeleri yapacaktır. Siyaset bir denge
oyunudur, oy toplamak için vitrin tipi aday, parmak tipi
aday lazımdır ama
söyleyecek sözü olanlara da şans tanıyın derim…
19.05.2007-Merhaba Gazetesi
Hakkı SÖYLER
hakkisoyler@yahoo.com
tuketiyorum@merhabagazetesi.com.tr