Temiz, Helal ve ipin uçunu
kaçırmak III
Chris
Hedges’in ‘Laik
köktencilik üzerine’ makalesinde “Tanrı’ya
inanan ya da inanmayanlardan korkmamıza gerek yok. Günaha
inanmayanlardan korkmamız gerekir. Günah kavramı her şeye
gücümüzün yetmeyeceğinin, insan kusurlarıyla ve kendi
menfaatimizle sınırlandığımızın saf kabulüdür. Günah kavramı
mükemmel bir dünyanın ütopik hayallerinde bir kontroldür. Kendi
mükemmelliğimize inanmamızdan ve insan türünün bilimde ve
teknolojide maddi gelişmelerle birlikte ahlaki gelişmeler de
sağlayacağı yanılsamasından bizi korur.” diyor
Chris
Hedges’in “Günaha inanmayanlardan korkmamız gerekir”
cümlesi müthiş etkileyici bir özet. İnsanlığın bu ana sorununu
özellikleri İslam; insanı günahtan sakındırarak kontrol altına
alıp insanı olgunlaştırır. Bir dine ister inansın ister
inanmasın günah korkusunu kazanamamış yahut kaybetmişse o insan,
insanlığın köküne kibrit suyu dökmeye hazırdır. İçinde
bulunduğumuz çağın ana sorunu da budur.
Mesela
pazarlarda ‘Çay çorbaya limon’ diye bağırır satıcılar. Bu
pazarlama cümlesi artık ‘Çay çorbaya limon’ değil ‘Çay
çorbaya yapay tatlandırıcı’ oldu. Hani televizyonlarda son
günlerde bazı ürünlerde şekersiz anlamında ‘zero’ ve ‘sıfır
şeker’ reklâmları görüyoruz. Bu reklâmla tüketiciler
özellikle diyabet hastaları ile diyet uygulayan kimseler ciddi
yanlışlara itilmektedir.
Zaten
ülkemizde çoğu tüketicinin ürünlerin etiketlerini okuma
alışkanlığı yok. Bu konuda tüketiciye hiçbir eğitim verilmediği
için alışkanlık gelişmemiş. Zaten okuyanlarda ne yazdığını
anlamadığını söylüyor yinede tüketmeye devam ediyor. (Örneğin
bazı etiketlerde ‘Tüketimi laksatif etkiye neden olabilir.’
‘Fenilalanin ihtiva eder/içerir’ ifadeler yer alır. Acaba kaç
tüketici bu cümlelerin anlamını bilmektedir. Mesela siz biliyor
musunuz? IV. Yazımızda bu konun ayrıntılarına da değineceğiz)
Anlamıyorsanız ya da anlamlandıramıyorsanız bu ürünler nasıl
tüketiyorsunuz sorumuza hep ‘Tarım Bakanlığı’nın izni var.
Güvenli olmasa devlet izin vermez’ cevabına sığınılıyor.
Hatırı sayılı bir kitlede ise hala var gibi gözüken güvene(!)
rağmen endişelerini kaybetmiş değil.
Günümüz
üretim endüstrilerine güvenmek neredeyse imkânsızıdır. Bu yüzden
hiçbir tüketici ‘doğal-naturel’ diye yazan ürünlerin bile
doğal olmama ihtimalini göz ardı etmemelidir. Çünkü artık
üreticilerimizin çoğu ya alabildiğine bilgisiz yahut günahtan
korkmuyor. Gıda maddelerine eklenen katkılardan biri de
şeker yerine gıdalara katılan yapay tatlandırıcılar. Çoğu kez
uzmanlar(!) ‘üç beyaz’dan kaçınılmasını öğütler. Nedir bu
üç beyaz un, tuz ve şeker. Peki, bu üç önemli maddeyi
hayatımızdan çıkarmak mümkün mü? Buna bu öğüdü verenlerinde
inandığını sanmıyorum.
Acaba
yağmurdan/şekerden kaçarken doluya/tatlandırıcıya mı mahkûm
etmek istiyorlar? Bu öneri sahipleri acaba ne yaptığının
farkında mı? Her şeyin ifrat ve terfidi tehlikeli olduğunu
gibi her türlü gıdanın azıda çoğu da elbette zararlıdır. Bu
durumda asıl olan bu üç maddeden kaçınmak değil her alanda
olduğu üzere ne az ne çok tüketmemektir.
Diğer
gıda katkıları ilerleyen yazılarımızda inceleyeceğiz. Ancak
reklâmlara yoğun bir şekilde konu edilerek tüketimi teşvik
edilen şekersiz (tatlandırılan) ve özellikle de özellikle
diyabet/şeker hastalarının çaya çorbaya büyük bir titizlikle
attıkları tatlandırıcıları inceleyelim. Avrupa Gıda Kodeksi
katkı maddelerini
EC kodu olarak bilinen ve E ile
başlayan bir şekilde numaralamıştır. Önce bu numara
aralıklarının ana başlıklarını verelim ilerleyen yazılarımızda
bunların detaylarına gireceğiz.
E100 - E199
Renklendiriciler
E200 - E299
Koruyucular
E300 - E399
Antioksidanlar, Emülgatörler ve Stabilizörler
E400 - E499
Emülgatörler ve Kıvam Arttırıcılar
E500 - E599
İncelticiler ve farklı fonksiyonlardaki katkılar
E600 - 699
Lezzet artıcılar/zenginleştiriciler
E700 - E799
Antibiyotikler
E900 - 999
Tatlandırıcılar, Mineleyiciler
E1000 - E1299
Farklı ajanlar
E1400 - E1499
Modifiye nişastalar
E1500 - E1525
Yapay lezzetler ve lezzet çözücüler.
Tatlandırıcılar
"The
Center for Science in the Public Interest (CSPI)"
yapay tatlandırıcılardan Aspartam, Sakarin ve Asesülfam
potasyumu ‘en kötü 10 katkı’ listesinde yer alır.
Gıdalarda geniş bir kullanım için onayı yoktur. Bu üç
tatlandırıcının da hayvanlarda kansere neden olduğu tespit
edilmiştir ve tüm canlılarda kanser riskinizi arttırabilir.
Önce
Türkiye’de kullanımına izin verilen [Türkiye’de yasak
tatlandırıcı yok] tatlandırıcılara bakalım:
e420 Sorbitol
e421 Mannitol
e950
Asesulfam K
e951 Aspartam
e952 Siklamik
e954 Sakkarin
e955 Sukraloz
e957 Taumatin
e959
Neohesperidin DC
e953 İzomalt
e962 Aspartam-asesülfam
tuzu
3965 Maltitol
e966 Laktitol
e967 Ksilitol
e968
Eritritol
1- Asesülfam
K-Sunett (E950)
Yüksek
yoğunluklu, kalorisiz tatlandırıcı bilinen asesülfam K,
genellikle sakızlarda, içeceklerde, kuru içecek karışımlarında,
jelatinli tatlılarda, puding ve kremalarda Aspartam ile beraber
kullanılıyor. Şekerden 130 kat daha tatlı olmasına rağmen kalori
içermez. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı deneylerde, kanserojen
etkilerine rastlanmıştır. 1967'de Hoechst AG tarafından
keşfedildi. "Sunett" ismiyle de anılır. Fırınlanmış yiyecekler,
dondurulmuş tatlılar, şekerlemeler, süt ürünleri, pastalar,
farmasotik olarak ağız hijyeni ve son zamanlarda yoğun meyveli
ve gazlı içeceklerde kullanılmaktadır. Hayvansal ve bitkisel
olabilir.
2- Aspartam-Canderel
(E951)
Aspartam
şekerden 200 kat daha tatlı ve en çok kullanılan yapay
tatlandırıcıdır. Piyasada Canderel ve daha başka isimlerle de
satılmaktadır. Tablet başına 0.2 kalori içerir. Aspartam sağlık
açısından en tartışmalı ürünler arasında yer alıyor. Bunun
nedeni, aspartamın vücutta sinirlerin uyaran bir madde olan
aspartik asit salgılanmasına neden olmasıdır. Hayvansal ve
bitkisel olabilir.
Çok fazla yan etkisi olan Aspartam alerjik bir üründür ve bu
insanlarda migren en önemli reaksiyondur. Bilim adamları
Aspartam’ın aşırı heyecana sebep olması, beyin hücrelerini ve
sinir dokusunu öldürmesi gibi olasılıklar üzerinde duruyorlar.
Pek çok insanda aspartam alımına bağlı olarak baş ağrısı,
hissizlik, epileptik nöbetler, halsizlik, depresyon, menstral
problemler ve kaz spazmları gibi yan etkiler görülebiliyor.
3-
iklamatlar-Cyclamic acid (E952)
Siklamat (Cyclamic
acid) yapay tatlandırıcı. Çoğunlukla meşrubatlarda
kullanılmaktadır. Şekerden yaklaşık 30 kat fazla tatlandırıcı
güce sahiptir. İspatlanan zararları nedeniyle birçok ülkede
yasak olan siklamat vücuttaki dönüşümü ve metabolizma
ürünlerinin kanser yapıcı etkisi olduğunun bilimsel olarak
ispatlanmış bir tatlandırıcı. Migren ve diğer reaksiyonlara
neden olduğu biliniyor. Fare testis ve embriyolarında yapılan
testlerde hasara neden olmuş ve kansere yol açtığı için Amerika
ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede kullanımı
yasak.
4- İzomalt
(E953)
Gluco
mannitol ve gluco sorbitol isimli iki disaccharide alkolün
karışımıdır. Sert şeker, bonbon, lolipop, gofret, öksürük hapı
ve boğaz pastili gibi ürünlerde yıllardır kullanılmaktadır. Nem
tutucu, nemlendirme ve dağıtma ajanı, petrol bazlı krem merhem,
kozmetik ve saç bakım ürünlerinde kullanılır. Öldürücü kalp
krizlerine neden olabilir. Merkezi sinir sistemi depresyonu ve
deri yanığı oluşabiliyor.
5-
Sakarin- Saccharines (E954)
Saccharines
suni tatlandırıcı, toluene'den elde edilir. Şekerin 300 katı
kadar tatlıdır ama kalori içermez. Vücut tarafından emilir ama
böbrekler tarafından formu değişmeden vücutta atılır. Kanserojen
olması nedeniyle 1977'den bu yana ABD’de kullanımı ‘sağlığınıza
zararlı olabilir’ yazılarak kullanılabilir.
6-
Sükraloz-Splenda
(E955)
Pazara en son
giren tatlandırıcıdır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde birkaç
yıldır kullanılıyor. ‘Splenda’ adıyla pazarlanıyor satılıyor.
Şekerden 600 kat daha tatlı olmasına rağmen, üreticiler vücut
tarafından emilmediğini iddia edilse de Amerika'daki Gıda ve
İlaç Kurulu'na göre yüzde 10 ila 27'si vücut tarafından emiliyor
olabilir görüşünde. Henüz yeni olduğu için insan sağlığı
üzerindeki olumsuz etkileri yeterince bilinmiyor. Ancak
hayvanlar üzerinde yapılan az sayıdaki araştırmada anormal hücre
büyümesine sebep olduğu saptanmış durumda.
7-
Taumatin-Thaumatin (E957)
Thaumatin
suni tatlandırıcı, tropikal thaumococcus danielli ağacından elde
edilen bir protein. Alkollü içkiler, ekmek ve meyvelerin
tatlandırılmasında kullanılır. Hakkında yeterli bilimsel veri
yok.
8-
Neohesperidin-NHDC (E959)
Şekerden yaklaşık 340 kat fazla tatlandırıcı güce sahiptir.
Genellikle
alkollü içeceklerde kullanılır.
Bağımlılık etsi var. Diş macunu, Mayonez, süt ürünleri, çocuk
yoğurtları gibi ürünlerde kullanılır. Bilimsel olarak migren,
bulantı ve kusmaya neden olduğu isbatlanmıştır.
9- Aspartam-asesülfam
tuzu (E962)
Bakınız
E950-E951
10-
Maltitol
(E965)
Sentetik
şeker alkolü, nişastadan elde edien malt şekerinden (maltoz)
üretilir. Şeker alkolü terimi kimyasal bir tanımdır; maltitol
alkol (etanol) içermez. Düşük kalorili tatlandırıcı. E965(i):
Maltitol E965 (ii): Maltitol şurup. Maltitol kısmi olarak emilir
ve vücutta glikoza parçalanır; kalan kısmı kalın bağırsakta
fermente edilir. Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu
bağırsaklarda ve midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan
kişilerde laksatif etkiye neden olur. Normalde yan etkisi, tek
başına 25- 30 gram alındıktan sonra oluşur ki bu da normal
gıdalarda kullanıldığı miktarın çok üzerindedir. Maltitol,
Hydrogenated glucose syrup nem tutucu. gıda enzimleri ile
ayristirilir. Şekerleme, kurutulmuş meyve ve düşük enerjili
gıdalarda kullanılır. Yüksek konsantrasyonlarda müshildir. Suni
tatlandırıcı ve nem tutucu, gıda enzimleri ile ayrıştırılır.
Şekerleme, kurutulmuş meyve ve düşük enerjili gıdalarda
kullanılır. Yüksek konsantrasyonlarda müshil tesiri yapar.
11-
Laktitol (E966)
Peyniraltı
suyundan (süt) elde edilen süt şekerinden (laktoz) üretilen
sentetik şeker alkolü. Şeker alkolü terimi kimyasal bir
tanımdır; maltitol alkol (etanol) içermez. Düşük kalorili
tatlandırıcı. Laktitol kısmi olarak emilir ve vücutta glikoza
parçalanır kalan kısmı kalın bağırsakta fermente edilir.
Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu bağırsaklarda ve
midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan kişilerde
laksatif etkiye neden olur. Birçok fırın ürününde ve
şekerlemelerde kullanılır. Normalde yan etkisi, tek başına 25-
30 gram alındıktan sonra oluşur ki bu da normal gıdalarda
kullanıldığı miktarın çok üzerindedir.
12-
Ksilitol
(E967)
Birçok
bitkide bulunan doğal şeker alkolü. Ticari olarak kağıt
hamurunun parçası olan polisakkarit ksilandan üretilir. Şeker
alkolü terimi kimyasal bir tanımdır; maltitol alkol (etanol)
içermez. Düşük kalorili nem tutucu yapay tatlandırıcıdır.
Ahududu, erik, kıvırcık ve hindibada bulunur. Ticari amaçla
kağıt hamurundan üretilir. Farelerle yapılan testlerde böbrek
taşı, idrar yolu etkileri ve psikolojik huzursuzluklara neden
olduğu tespit edilmiştir. Düşük enerjili gıdalar, tatlılar,
dondurma ve reçellerde kullanılır. Ksilitol kısmi olarak emilir
ve vücutta glikoza parçalanır; kalan kısmı kalın bağırsakta
fermente edilir. Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu
bağırsaklarda ve midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan
kişilerde laksatif etkiye neden olur. Normalde yan etkisi, tek
başına 25- 30 gram alındıktan sonra oluşur ki bu da normal
gıdalarda kullanıldığı miktarın çok üzerindedir.
13-
Eritritol
(E968)
Yeterli
sağlık bilgi bulunamadı
14-
Sorbitol
(E420)
Elma, kuru
erik, kiraz ve üzüm gibi taneli ve tanesiz birçok meyvede
bulunan doğal bir karbonhidrat alkolüdür. Ticari olarak
glikozdan (dekstrozdan) üretilir. E420 (i) Sorbitol, E420 (ii)
Sorbitol şurubudur. Karbonhidrat alkolü tanımı kimyasal bir
tanımlamadır; sorbitol, alkol (etanol) içermez. Stabilizör ve
düşük kalorili tatlandırıcı ve hacim arttırıcı özelliktedir. 1
yaşından daha küçük bebekler için kullanımına izin verilmez,
çünkü şiddetli bir ishale neden olabilir. Sorbitol, vücut
tarafından kısmen emilir ve fruktoz gibi metabolize edilir.
Kalan bölümü ise kalın bağırsakta fermente edilir. Fermantasyon
boyunca üretilen gazlar, midede gaz toplanmasına ve şişmeye
neden olur. Sorbitolü tolere edemeyen insanlarda müshil etkisi
görülebilir. Normal olarak kullanılan konsantrasyonlarında
(şimdilik bilinen) herhangi bir yan etkisi yoktur. Fakat
sorbitolü tolere edemeyen insanlarda, 5 gram alımında dahi gaz
oluşumu görülür. Yan etkiler normal olarak tek bir dozda 25- 30
gram sorbitol alımından sonra meydana gelir. Bu miktar, yukarıda
sözü geçen gıdalar (unlu mamul, şekerleme) için kullanılan
normal miktardan çok yüksektir. Birçok unlu mamullerde ve
şekerleme ürünlerinde kullanılır.
15-
Mannitol
(E421)
Kozalak
ağacı, su yosunu ve mantar gibi birçok bitkide bulunan doğal bir
karbonhidrat alkolüdür. Karbonhidrat alkolü tanımı kimyasal bir
tanımlamadır; mannitol, alkol (etanol) içermez. Ticari olarak
glikozdan (dekstroz) üretilir. Topaklanmayı önleyici, düşük
kalorili tatlandırıcı ve hacim arttırıcı özelliktedir. Kabul
edilebilir günlük alım miktarı: 160 mg / kg vücut ağırlığı.
Mannitolün büyük bir kısmı, vücut tarafından glikoz gibi emilir
ve metabolize edilir; kalan bölümü ise kalın bağırsakta fermente
edilir. Fermantasyon boyunca üretilen gazlar, midede gaz
toplanmasına ve şişkinliğe neden olur. Mannitolü tolere edemeyen
insanlarda müshil etkisi görülebilir. Yan etkiler normal olarak
tek bir dozda 25- 30 gram mannitol alımından sonra meydana
gelir. Bu miktar, yukarıda sözü geçen gıdalar (fırın, şekerleme)
için kullanılan normal miktardan çok yüksektir.
Bu maddeleri
parçalamak isabetli olmayacaktı bu yüzden yazımız çok uzun oldu.
Yine de ayrıntılara giremedik. Gelecek yazımızda konun
ayrıntılarını yorumlamaya çalışacağız. (Yayın)
Baki selam
12.04.2008
Kemal ÖZER
Tüketici Hakları Aktivisti
eposta@kemalozer.com