Alkolsüz
İçecekler Alkol ve Fermantasyon
Tarım Bakanlığı 30
Aralıkta ‘2006/55 Sayılı Türk Gıda Kodeksi Reçel, Jöle,
Marmelat Ve Tatlandırılmış Kestane Püresi Tebliği’ İle ‘2006/56
Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu Ve Benzeri Ürünler Tebliğ’leri
ile ilgili değişiklikleri yayınladı. Hemen aklıma Tüketiciler
Birliği’nin 2006 Ekim’de ‘Gazozlarda Alkol var!’ açıklaması ve
sonrasındaki tartışmalar geldi. Tüketiciler Birliği ‘içeceklere
neden alkol katıyorsunuz’ dememiş ‘neden alkol kattığınızı ya da
her ne sebeple alkol varsa varlığını ürünün etiketine
yazmıyorsunuz’ demişti.

Üreticiler
bu soruya cevap vermek yerine demogojik cevaplarla konuyu başka
mecralara çektiler. Hiç biri tatmin edici cevap sunamadılar.
Gıda Mühendisleri başka olmak üzere bu alanla ilgisi olan bir
çok bilim adamının ne kadar bilim adamı ya da mühendis olduğunu
görme imkanımız oldu.
Alkolsüz
içeceklere niçin alkol katıldığı ile ilgili üretici ve
Bakanlığın verebildiği tek doğru yanıt alkolsüz(!) içeceklere
alkol katmanın yasal olduğu idi. Alkol tartışmaları sırasında
alkolün AB ülkelerinde de alkolsüz içeceklere katılabildiği
ifade edildi. Bu karşılık ‘neden AB’de 3 gr/l’ sorusu geldi.
Sessizliği korumayı sürdüren Tarım Bakanlığı değiştirdiği tebliğ
ile Meyve Sularındaki (pardon alkolsüz meyve sularındaki) alkolü
5 gr/l’den 3 gr/l’ye düşürdü.
Artık
alkolümüzde AB’ye uyumlu(!) hale getirildi. Ancak inancımıza
uyumlu hale geldiğini söylemek imkansız. Bu tebliğin 11.
maddesinin (d) fıkrası oldukça dikkat çekicidir. “d) Şeker ilave
edilerek tatlandırılan meyve sularında, satış ismi "Tatlandırılmış"
veya "Şeker İlave Edilmiş" ifadesini içermeli ve kullanılan
şeker miktarı g/l olarak bu ifadenin devamında yer almalıdır.”
Dikkat edilirse meyve suyuna kaç gr/l şeker katıldığını ürünün
etiketine yazılması zorunlu hale getirilirken 3 gr/l’ye müsaade
edilen alkolün yazılması yine zorunluluk haline getirilmemiş.
Alkolsüz(!) meyve suyuna katılan alkolün yazılması zorunlu değil
iken ürünün içerisinden doğal olarak yer alan asitlerin bile
yazılmasını zorunlu hale getirmiş.
Üreticiler, alkolün fermantasyondan meydana geldiğini
açıklamışlardı. Meyve suyu, kola ve gazoz üreten firmaların
önemli bir kısmının reçel, jole ve marmelat gibi meyveli ürünler
üretmektedirler. Aynı gün Resmi Gazete’de yayınlanan ‘2006/55
Sayılı Türk Gıda Kodeksi Reçel, Jöle, Marmelat Ve
Tatlandırılmış Kestane Püresi Tebliği’’ni incelediğimiz
zaman burada alkolden hiç söz edilmediğini görüyoruz. Tarım
Bakanlığı’nın Gıda Kontrol Laboratuarı’nın yaptığı analizlerde
çok miktarda şeker ile meyve içeren reçel türü ürünlerde alkol
olmadığının tespit edilmesi idi. Madem üretimde meyve yüzünden
fermantasyon sonucu alkol oluşmaktadır, neden reçellerde alkol
yoktur? Neden reçellerde alkole müsaade edilmemektedir?

Bu durumda
alkolün fermantasyon sonucu oluştuğu iddiasının tamamen
gerçekleri saptırmak olduğunu görüyoruz. Birkaç gram meyve özü
eklenince fermantasyon oluşuyorsa yarısı meyve olan reçellerde
fermantasyon neden oluşmamaktadır? Bu sorunun cevabını ne
Bakanlık nede üreticilerin vermesini beklemiyoruz. Çünkü
verebilecek cevapları yok.
Fermantasyon nedir? diye İnternet’te bir
sorgu yaptığımızda
http://tr.wikipedia.org’da “Bu
fermantasyon türü çürüme sırasında olur ve karbonhidrat
yokluğunda, proteinden beslenen Clostridium cinsi bakteriler
tarafından yapılır. Bazı amino asitler elektron alıcısı,
bazıları da elektron vericisi olarak işler ve reaksiyon sonunda
çeşitli kötü kokulu ürünler oluşur” denilmektedir. Şimdi şu
soruyu da soralım. Acaba reçellerde sağlam meyveler, meyve
sularında ise hasarlı, çürümüş meyveler mi kullanılmaktadır? Bu
yüzden mi fermantasyon oluşuyor. Tabi bu ihtimalle birlikte
alkolsüz(!) meyve sularına alkol katmanın üç temel nedeni var?
Tiryaki tüketici oluşturmak, akışkanlığı hızlandırmak ve çözücü.
İçenlere afiyet olsun.
Kemal ÖZER
06.01.2007
Gıda Vitrini