M A K A L E L E R

 

Gıda Kodeksi Tüketici Kanuna aykırı mı?
 

Tüketicilerin Birliği’nin ‘Gazozlarda alkol var’ açıklamasından sonra ‘Kolada da alkol çıktı’ açıklamasına karşın bir büyük üretici “ürünlerimize Gıda Kodeksi Alkolsüz İçecekler Tebliği’ne göre üründeki Alkol’ün ürünün etiketine yazılması zorunlu değildir” diye açıklama göndermiş.
 

İlk bakışta üretici haklı görünüyor. Gerçekten haklı mı şimdi bunun ayrıntılarına bakalım.

Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin amaç maddesinde “yönetmeliğin amacı; üretici ve tüketici menfaatleri ile halk sağlığını korumak, gıda maddelerinin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretim, hazırlama, işleme, muhafaza, depolama, taşıma ve pazarlanmasını sağlamak üzere gıda maddelerinin özelliklerini belirlemektir” denilmektedir. Resmi büyütmek için tıklayın

Söz konusu yönetmelik dayanak gösterilerek çıkarılan ‘Alkolsüz İçecekler Tebliği’nin 5/ k fıkrası “Alkolsüz içeceklerde etil alkol miktarı en çok 5.0 g/l, laktik asit miktarı en çok 0.6 g/l, uçucu asit miktarı en çok 0.4 g/l olmalıdır” derken bu tebliğe göre üretilen ürünlerde analiz sonuçlarına göre tespit edilen alkol ürün etiketlerinde belirtilmemektedir. 4. maddeye göre gazlı içecek, meyveli içecek, aromalı içecek, kola içeceği, tonik içeceği, meyveli şurup, aromalı şurup, içecek tozu, yapay soda, sofra içeceği’ni bu tebliğ kapsamında değerlendirmektedir. Buda göstermektedir ki 4. madde zikredilen bu içecekler alkolsüz içecek olarak tanımlanmış olmasına karşın, ürünlerin her türünün içerisinde, her litresi için 5 Gr’a kadar alkol katılmasında sakınca yoktur.
 

Alkolün varlığı ayrı bir sorun. Ancak biz yazımızda buna değinmeyeceğiz. Asıl sorun şu ya da bu nedenle var olan alkolün ürün etiketinde yer almamış olmasıdır. Bu durumda aynı yönetmelik dayanak gösterilerek hazırlanan ‘Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden Etiketleme Kuralları Tebliği’nin 6/b fıkrası gıda maddesinin  ‘İçindekiler’in tümünü yazmasını zorunlu hale getirirken hemen ardından gelen 6/i ise Hacmen %1.2 den fazla alkol içeren içeceklerde alkol miktarı”ndan daha düşük alkol katkılarını etikete yazmayı zorunlu olmaktan çıkarmaktadır. Bu çelişkinin iyi niyetle hazırlandığını düşünmüyorum. Hem tüm katkı maddelerini yazmayı zorunlu hale getireceksiniz hem de hacminin yüze 1,2’sinden az olan alkolü ürün etiketine yazılmamasını tercihe bırakacaksınız. Çünkü alkolsüz bira diye sunulan biralarda da yüksek miktarda alkol mevcuttur. Alkolsüz Bira diye sunulan biraların alkol oranını yüzde 1,2 oranın altında tutarak alkolsüz gibi sunulmaktadır. Bu tebliği muhtemelen alkol tüketmeyi kendisi açısından sakıncalı görmeyen zihniyetteki kişiler hazırlamıştır.
 

Peki, bu çelişki yasal mıdır? Tüketici Kanunu bu duruma ne diyor. İşte en önemli nokta burası.

4077 sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanunun  4. Madde’si “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir” derken 4077 sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanuna dayanılarak yayınlanan  Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Yönetmeliği’nin 9. Maddesi ise “Etiketlerin … yanıltıcı ve aldatıcı bilgiler, içermemesi zorunludur” demektedir. Yani bir gıda ürünün içeriğinde miktarı ne olursa olsun yer alan tüm katkıların ürünün etiketine yazılmasını zorunlu kılmaktadır.
 

Şimdi ne olacak? Üretici tebliğe göre amel ettiğine göre doğru mu yapıyor? Hayır. Kodeksin ne öngördüğü önemli değil. Çünkü tüketiciyi ilgilendiren tüketici kanunudur. Ayrıca hiçbir yönetmelik, tebliğ, genelge ya da yazılı veya sözlü emir anayasaya ve kanunlara aykırı olamaz. Kaldı ki Alkolsüz İçecekler Tebliği ile Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden Etiketleme Kuralları Tebliği adı üstünde tebliğdir. Tebliğlerde yönetmeliklere aykırı olamazlar. Halbuki bu iki tebliğ hem 4077 Sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanuna hem de Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Yönetmeliği’ne aykırıdır. Bu durumda Türk Gıda Kodeksi tebliğinin hacmen yüzde 1,2’den az olan alkol ya da başka bir katkı maddesinin yazılmaması hükmünü ortadan kaldırmaktadır.
 

Hukukta kanunlar hiyerarşisi kuralı vardır yani yönetmelikler kanunlara aykırı olamaz, olur ise yönetmelik değil kanun uygulanır. Kaldı ki Türk Gıda Kodeksi Alkolsüz İçecekler Tebliği yönetmelik bile değildir. Tüketici yediği, içtiği bir üründe küçücük bir miktar da olsa içeriğinin tüm detaylarını bilme hakkına sahiptir. Zira bu tüketicinin sağlığı için olduğu kadar inancı içinde önemli bir haktır. Bu ihlal inanç özgürlüğüne de aykırıdır
 

Tüketici Kanunu yok sayıp kodekse göre etiket düzenleyen üreticiler piyasaya ayıplı mal sunmuş olurlar. Birleşmiş Milletler Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesi’ne Avrupa Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi ile tüketicilere tanınan haklarında açık ihlalidir. Söz konusu durumla tüketicilerin tükettikleri ürünlerin içeriklerini bilmeleri engellenmektedir.
 

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ivedi bir şekilde, evrensel haklara, anayasamıza ve tüketici kanuna aykırı bu hükmü tebliğinden çıkarmalıdır. Çıkarmamış olsalar bile zaten hukuken kanuna aykırı hükümler geçerli değildir.
 

23.3.2007
Kemal ÖZER

Gıda Vitrini