Temel haklar ile yasal
haklar arasındaki fark
Temel
hakların değişmez ve askıya alınmaz olmasından başka
temel haklar, devletin yasa çıkarmakla ilgili genel
yetkilerinin dışındadır. Bunlar anayasa da yer alan
olağan üstü durumlarda ve yöntemlerle olmasının dışında
kısıtlanamaz, askıya alınamaz, değiştirilemez, iptal
edilemez. Bunlar devletin kanun çıkarma yetkilerini
kısıtlıyor ve buna karşı vatandaşları koruyor. Onlara
bazı güvenceler veriyor. Mahkemeler yoluyla elde
edilirler ve yine onlar vasıtasıyla yürütmenin baskı ve
zulmünün önüne geçilir. Bunun aksine, yasal haklar
yasamanın kapsamına girer. Devlet istediği zaman kanun
çıkarma yetkilerini kullanarak bunlarda değişiklik
yapabilir. Bu hakları kısmen ya da tamamen ortadan
kaldırabilir. Bu nedenledir ki 4982 Sayılı Bilgi Edinme
Hakkı gibi anayasal güvenden uzak yasal hakların
anayasal güvenceye kavuşturulması gerekmektedir.
Halbuki, 3071 Sayılı Dilekçe Hakkı Kanunu aynı zamanda
anayasanın 74 maddesi ile güvence altına alınmıştır.
Temel
haklar, Kur’an-ı Kerim’in ve Sünnet-i Seniyye’nin
bahşettiği haklar kapsamının ta kendisidir. Bu nedenle
bu haklar devletin kanun çıkarma yetkilerini dışındadır.
İslam’a göre temel haklar devletin olağan ya da olağan
üstü durumlarda bile gasp edemeyeceği,
kısıtlayamayacağı, kısmen veya tamamen ortadan
kaldıramayacağı veya hiç bir koşulda değiştirebileceği
ve bu alanda devlete hiçbir yetki ve hak bırakmadığı
haklardır.
Kemal ÖZER
'Dayatmalara Karşı' adlı eserinden