İ K T İ B A S L A R

 

Hukuk hayatın neresinde


Hukuk’u yani hakkı, Müslümanların için ayrıca Fıkhı, hayatın içine çekememişseniz orada adaletten söz etmek güçleşir. Her ne kadar anayasalar ve uluslararası sözleşmeler ‘ayırımcılık’ yasağından söz etse de bu pratikte başarılamamıştır ya da başarılmak istenmemiştir. Mesele devlet görevlisi iseniz ayrı bir imtiyaza sahipsiniz demektir. Adi suçlar dışında sizi kimse yargıcın önüne çıkaramaz. “Seçilmişler ve atanmışlar arasındaki farklılıkları, hayatın pratiklerine bakarak ortaya koymamız gerekmektedir. Seçilmişlerin, atanmışlar üzerindeki etkileri iddia edildiği gibi değildir. Seçilmişler halk tarafından sorgulanmaktadır. Seçilmişler zaman zaman da seçmenin çok sert tepkileriyle karşı karşıya gelmektedir. Halk vekillerden istediği taleplere bir cevap bulamadığı zaman, oylarıyla onları cezalandırmaktadır. Dolayısıyla, halk vekillere kısıtlı bir imkan vererek onları kendisi denetlemektedir.


Resmi büyütmek için tıklayınAtanmışlar halka hizmet etmek üzere ücret karşılığında kendilerine verilen sorumlulukları aksatmaksızın yerine getirmek üzere atanmışlardır. Ancak zaman zaman atanmışlar sorumluluk sınırlarını aşarak kendilerini ülkenin tek yetkili karar merci olarak lanse ederek halka karşı jakobence davranmaktadırlar. Anayasayı tek başına değiştirebilecek güce sahip olan hükümetler bürokrasinin yanlış uygulamaları ve yanlış tutumu nedeniyle feveran etmektedir. Bunu, bürokratlar zaman zaman iktidara direnme gücünü kendinde bularak bariz şekilde ortaya koymaktadır”[1]


Bu durum hukuk tecellisinin önündeki en önemli engellerden biridir. Diğer bir sorun ise hukukçuların yada hukuku uygulama makamında ve hukuk kararlarını icradan sorumluların durumu “Hukuku sivil hayatın içine çekmenin daha işlevsel olacağı düşüncesindeyim.  Amaç, hukuku adliyelerden ve kara kaplı kitaplardan çıkarıp günlük yaşamın içine çekmek. Genel hukuk bilgisi Tüm ilköğretim okullarına zorunlu 'temel hukuk' dersi konulmalı. Bu derslerde avukatlar, (kanaatimce avukatlar değil hukukçular anlatmalıdır) çocuklarda hukuk bilinci oluşturacak küçük bilgilendirmeler yapmalıdır”
[2] Adalet duygusu zedelenmiş, hak arama zorlaştırılmış, hak arama bilinci aşılanmamış toplumlarda sosyal refah yükseltilemez, kargaşa hakim olur bu nedenle de ekonomik gelişmişlikten söz etmek imkansızlaşır. Mevcut neslin hak aramadan anladığı yahut tepki verdiği tek alan haksızlığın kendisini etkilemesidir. Bunun ekonomik olarak büyük bir yük getirmesi durumunda etki daha büyümektedir. Son yıllarda hak arama örgütlerinin mücadeleleri ve toplumsal hafızasındaki ezber bozucu mücadele ve hukuk kazanımları önemli bir değişim habercisidir. Bunun başarmak zor değil artık. Bunun gelecek nesillerde yeniden bir sorun olmaması için temel hukuk eğitimini okullarda verilmesi hak aramanın bir insanlık görevi olduğunun öğretilmesi, zalim ne kadar suçlu ise hakkının aramayarak zalimin güçlendiren mazlumunda aynı sorumluluğun ortağı olduğu anlatılmalıdır.


“A-Adam, B-Bebek, C-Cam, Ç-Çocuk, D-Dede, E-Elma, F-Fare, G-Gül, H-Horoz... İlkokul birinci sınıftayken, belirli objeler üzerinden yapılan şartlandırmayla harfleri tanımaya başladığımız günleri hatırlıyor musunuz? Nereden, nereye? Bugün ise ilköğretimdeki bazı derslerin adı değişmiş. Fen Bilgisi'nin adı 'Fen ve Teknoloji', Resim-İş dersinin ise 'Görsel Sanatlar' olmuş. Bunu yanı sıra, 'Sanat Etkinlikleri', 'Spor Etkinlikleri', 'Satranç', 'Düşünme Eğitimi' ve 'Halk Kültürü' gibi seçmeli dersler konulmuş. Ben yeni dersler arasında 'Temel Hukuk' veya benzer adlı bir ders olmasını çok isterdim. Hukuk sonradan öğrenilecek bir şey değil. Anadil gibi, hukuk eğitiminin de çocuk yaşlarda verilmesi gerekiyor.  A-Adil yargılama, B-Bireyin devlete üstünlüğü, C-Ceza ve insan, Ç-Çocuk hakları, D-Düşünce Özgürlüğü, E-Eşitlik, F-Fikir hakkı, G-Güvenlik, H-Hakların yarışması...”
[3] Hukuku hayatla bütünleştirmek, toplumsal barışı sağlamak, adaleti tesis etmek istiyorsak buna mecburuz.

 

[1] Aydın Işık, Bir Sivil Yürüyüş, “Hukuku Vicdanla Bütünleştirmek”, Tüketiciler Birliği, 2006.

[2] Hukuku Sokağa Taşımak, Adnan Ekinci, Radikal, 29.7.2005.

[3] Hukuku Anadilidir İnsanın, Adnan Ekinci, Radikal, 5.8.2005.


 

Kemal ÖZER
'Dayatmalara Karşı' adlı eserinden