|
DOĞAN GRUBU'NDA 'KAOS'!
Müslüman halkın başörtüsüne açıkça düşmanlık eden
Doğan Grubu ve yandaşı Gazeteleri
“411 el kaosa kalkmıştır, Türban Kaosu, Türban restleşmesi,
Özcan Kaos yarattı, Türban Üniversiteyi böldü”
gibi başlıklar atarak ülkeyi kaos ortamına sürüklemek
istemektedir.
Bu
tavır açık bir düşmanlıktır.
İslam tesettürü kadını erkeklerin
kölesi olmaktan kurtarmak için emreder. Batılılar kadını moda ve
kozmetik sektörünün objesi nesnesi haline getirmek için açmak
istiyor. Kadın teşhircilerinin tüm karşı duruş bu nedenledir.
Ülkemizde kadın kuaförünün sayısı fırın sayısının 10 katı
kadardır. Ülkemizde ekmeğe harcanın paranın binlerce katı kadın
modası ve makyajı için harcanıyor.
Kapitalizm kadını hazzın ve sömürünün
merkezine oturtmuştur. Bu nedenle onu açmak soymak ve onun
üzerinden kazanmak istiyor. Örtünmesi ekonomik bir kazanç
sağlayaydı örtünmesi için ne gerekiyorsa onu yapardı.
Batı
temel insan haklarını,
devletin sağladığı ya da sağlaması gerektiği ve korumanın da
devlete düştüğü bir hak olarak görmektedir. Hâlbuki İslam
bunu reddeder. Daha doğrusu İslam’a göre temel haklar;
doğuştan Allah tarafından insanlara bahşedilen haklardır. Bu
hakları ne devlet değiştirebilir ne de devlet buna uymama
hakkına sahiptir.
Bugün ülkemizde başörtüsü ile
ilgili toplum vicdanında ve mer’i hukukta hiçbir yasak yoktur.
Ne bu ülkenin kurucuları ne de anayasa, uluslararası ve ulusal
hukuk başörtüsünün yasaklamıştır. Başörtüsü yasağının mimarı
Devrim Kanunlarından olan Şapka Kanunu ve darbe suçlusu, darbeci
‘Netekim Paşa’; “12 Eylül’de işkenceyi serbest bırakmamış
olsaydık güvenlik güçlerimiz rahat çalışamazdı” diyerek
hangi zihniyetin ‘kaos’ yarattığını göstermektedir.
Fransız vatandaşı olan eski YÖK
başkanının daha dün yayınlanan “Çankaya'ya, birini bindirsin
arabaya da yemin ettirip göndermeye kalksın. Yolda kaza olur,
elektrik kesilir, neler olur. Olmaz…” gibi ifadeleri ile
Türkiye’nin nasıl yönetildiğini göstermektedir.
Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın
“1990 yılında SHP'nin, “Yürürlükteki Kanunlara
aykırı olmamak kaydı ile; Yükseköğretim Kurumlarında kılık ve
kıyafet serbesttir” hükmünü içeren ek 17'nci maddenin
Anayasa'nın “laiklik”, “din ve vicdan
özgürlüğü”, “devrim yasaları” ve “eşitlik”
ilkelerini düzenleyen maddelerine aykırı olduğu
iddiasını yerinde bulmayarak
iptal isteminin reddini oyçokluğuyla kararlaştırmıştı”
ifadelerini koascu meydanın görmemiş olması ve
kalen yasakçılıklı üzerinden geçinmeye çalışmaları açık bir
kimlik ibrazıdır.
Hz Peygamber s.a.v. Veda
Hutbesi’nde “Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz! Kadınlar
hakkında hayırlı olmanızı size tavsiye ederim. Çünkü onlar
yanınızda zayıftırlar, emanettirler. Sizin kadınlarınız üzerinde
hakkınız vardır. Onların da sizin üzerinde hakkınız vardır.”
emri ile Müslümanların kadına nasıl bakması gerektiğini ortaya
koymaktadır. Kadının örtüsü üzerinden ikiyüzlülük gösterenler,
son düzenleme ile gerçek yüzlerini bir kez daha göstermişlerdir.
İkide bir kadın haklarından söz edenlerin kadının teşhir ederek
etinden nemalandıklarını cümle âlem bilmektedir. Örtüden
nemalanabilecek olsalardı herkesten çok kaostan ve krizden
beslenen malum medya savunurdu başörtüsünü.
Başörtüsü yasağının
organizatörleri olan Masonik örgütler olduğunu herkes
bilmektedir. Müslümanların inançlarına saldıran bu örgütlerin
mahzenlerde nasıl batıl hurafelerle uğraştıklarını da herkes
biliyor. Onların korkusu bugüne kadar yaptığınız zulmün
hesabının sorulmasıdır. Bizim Peygamberimiz “İnsanlar hukuk
önünde tarafın dişleri gibi eşittir” buyurur. Daha dün
ülkesi ve insanları tarumar edilen Alia İzzet Beğoviç “Düşmanlarımıza
gelince onlara adaletten başka hiçbir şey borçlu değiliz”
diyerek gerçek bir Mü’mine yakışanın en güzel örneğini
sergilemiştir.
Daha dün
“Türbanlı öğrenciye hak ettiği notu vermeyiz”
“çıkacak kanunları tanımam” diyen kara zihniyeti
destekleyen ve bugün başörtüsü serbestisini ‘KAOS’ olarak
nitelendiren Doğan Grubu’nun Hürriyet, Milliyet, Radikal,
Posta, Referans, Fanatik, Gözcü, Capital, Ekonomist, Atlas,
Tempo gibi dergileri Petrol Ofisi, E-Kolay, D-Smart, Ray
Sigorta, Milta, D&R
gibi yayın ve ürünlerini ile Vatan, Cumhuriyet gibi yayınları
tüketicilerimiz boykot edecektir. Kanal D, Star, CNNTürk gibi
kanallarını seyretmeyeceklerdir. Sağduyulu ve özgürlükten yana
entelektüeller bu grubun yayın organlarına demeç vermemeli,
programlarına konuk olmamaya, yayın organlarından bu gazeteleri
okumamalıdır. İnternet sitelerine bu yayınlardan iktibas
yapmamalıdır. Bizi yok sayanları ciddiye almıyor ve bizde onları
yok sayıyoruz.
26.02.2008
Kemal ÖZER
Tüketici Hakları Aktivisti
eposta@kemalozer.com
|