ABDİ İBRAHİM'İN İLAÇLARINI SATIN ALMAYACAĞIZ!

Abdi İbrahim İlaç firmasının başörtülü ziyaretçiye yaptığı uygulama hakkında bir değerlendirmede bulunan Tüketici Hakları Aktivisti Kemal Özer; “Ziyaretçilerine başörtülü başörtüsüz şeklinde bir ayırımcılık yapan firmanın ilaçlarını tüketmeyeceğiz. Sağduyulu hekimlerimizde bu firmanın ilaçlarının muadillerini yazacaklardır.” dedi.  

 

Tüketici Hakları Aktivisti Kemal Özer konu ile ilgili yaptığı açıklamada su görüşlere yer verdi: 

 

“2006 yılında Selçuk Üniversitesi öğrencilerinin Sabancı Holding’e bağlı Adana Bossa Tekstil fabrikasına yaptıkları gezide başı açık öğrenciler fabrikaya alınırken 10 başörtülü öğrenci fabrikaya alınmamıştı. Geçtiğimiz günlerde Pepsi firması, düzenlediği bir kampanyaya katılım koşullarında başörtülülerin kampanyaya katılamayacağını belirtmişti. Bu ayırımcılığın bir yenisi şimdi de Abdi İbrahim İlaç firmasında ortaya çıktı. Heyet içinde yer alan bir başörtülü hanımefendinin ayırımcılığa tabi tutulması, özelikle başörtüsü meselesinin en yoğun tartışıldığı günlerde meydana gelmiş olması oldukça manidardır.  Bu esef verici olayı kınıyoruz.

 

Burada iki önemli sorun ortaya çıkmıştır. Birincisi ilacın üretim alanında ziyaretçilerin ne işi vardır? Şov ve reklâm amaçlı gezilerde hangi güvenlik önemli alınırsa alınsın, üretim bölümlerinin gezilmesi başlı başına bir sorundur. Zaten sağlık sorunu yaşadığı için bu ilaçları tüketmek zorunda kalan insanların sağlık güvenliğinin firmaların şov ve reklâmı uğruna tehdit edilmesi önemli bir sorundur. Sağlık Bakanlığı gerekli önemli derhal almalıdır. İkincisi ise Herkesin gezebildiği bir fabrikaya başörtülü bir hanımın alınmamasının tam karşılığı ayırımcılıktır. Firmanın bir haber sitesine gönderdiği tenakuslarla dolu açıklaması bu çirkin ayırımcılığın bilinçli bir eylem olduğunun en önemli ipuçlarıdır.

 

Selanik’ten gelen bir ailenin çocuğu olan Abdi İbrahim Bey (Barut) tarafından kurulan firmanın genetik kodlarındaki Sebetayist bir inancının başörtüsü üzerinden tezahür etmiş olması biz tüketiciler açısından bir taraftan oldukça üzücü olmasına karşın bir başka açıdan da sevindiricidir. Böylelikle kimin özgürlükçü kimin maskeli olduğu görme imkânı ortaya çıkmaktadır ve satın alma süreçlerimizde bize rehberlik etmektedir.

 

Biz tüketicilerin artık Pepsi grubu ürünlerini satın almadığımız gibi Abdi İbrahim İlaçları yerine muadil ilaçları satın alacağız. Sağduyulu ve özgürlükçü doktorlarından hasta reçetelerini yazarken buna dikkat etmelerini öneriyoruz.”

 

02.03.2008 

Kemal ÖZER
Tüketici Hakları Aktivisti
eposta@kemalozer.com

 

Önemli Not: Abdi İbrahim İlaç firması 7.3.2008 tarihinde kamuoyuna ikinci bir açıklama yaptı. İkinci açıklamada Başörtülü Hanım'ın içeri alınmadığını kabul etti ve içeri almayan görevlinin işine son verildiği ifade edilerek ziyaretçinin fabrikaya davet etti. Aslında toplumdan yükselen boykot tepkilerinden korkan firma sadece ticari kaygılarla geri adım atmış gibi gözüktü. Aksi halde ticari olarak zarar görecekti. Zaten Kapitalizm tek korktuğu şey kazancının azalmasıdır. Doğru yapılan boykotlar bu yüzden etkilidir. Birinci açıklamasında meydan okuyan firma bu açıklaması ile kuzu postuna büründü. ve bu açıklama ile biz tüketicileri bir kez daha aptal yerine koymak istedi. Elbette Abdi İbrahim'in ürünlerini tüketmemeyi sürdüreceğiz. Bu geri adımmış gibi gözüken ve sadece bir emri yerine getiren bir masumun işine son verilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Sebetayist bir inancına sahip bir firmanın inançları değişmedi. İstanbul Ticaret Odası'nın sitesinde ve İnternet kısa bir araştırma yapınca firmanın kökleri ve bağlantıları hakkında önemli verilere erişebiliyorsunuz. Hatta firma yöneticilerinin yönetim kurulu üyeliği yaptıkları bankanın uygulaması da değişmedi, değişmeyecekte. Nasıl ABD'nin sembolleri, Doğan, Pepsi, Bossa, Anadolu Grubu ürünlerini boykottan vazgeçmeyeceğimiz gibi bu kararımızdan da dönecek değiliz. Vazgeçilemez bir firma olmayan Abdi İbrahim bizim için tarihte kalan bir firmadır. Vazgeçilemez olsa da bizim inancımızdan başka vazgeçilemezimizin olmadığını herkes bilmelidir. Aslın bu tür kimlik ibrazlarından mutlu oluyoruz. Halkımız kimin kimden olduğunu çok daha iyi öğreniyor.