Oda
İmparatorluğu ve iktidara çağrı
Sanırsınız ki Anadolu’daki son İmparatorluk Osmanlı’dır ve
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile yıkılmıştır. Hayır.
Osmanlı İmparatorluğu doğru ve hatalı uygulamaları ile
tarihe mal oldu. Ama hikâyesini özetleyeceğimiz bir
imparatorluk daha var ki: Bu imparatorlukta tahta oturanı
indirmek için vinçler yeterli değil. Çoğu oda başkanına
soruyorsunuz: Ne iş yaparsınız? ‘Oda başkanıyım’
diyor. 40-50 yıldır bu işi yapınca artık onun için bir
meslek olmuş. Bazı odalar için 2 dönemden fazla seçilme
yasağı vardı. Bilirsiniz oturan kalkmayınca yasalar
değiştirilerek diğer odalar için 2 dönemle sınırlandı. Ancak
bir dönem bazılarında iki yıl iken bazılarında dört yıl. Bu
da adil değil.
TÜİK, 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle
Türkiye’nin nüfusunu 70.586.256
olarak açıklamıştı. Aradan 7 ay geçti hala aynı mıyız?
Günlük kaç kişi doğdu kaç kişi öldü belli olduğu halde bir
türlü online yayınlamayı akıl edemiyorlar. Lütfedip cevap
verirlerse: Hikmetin sual ediyoruz.
7.851.218 üye
Esnaf,
tüccar, sanayici, avukat, veteriner, doktor, eczacı,
ziraatçı, mühendis, mimar, mali müşavir gibi meslekleri icra
edenlerden bir oda veya borsaya üye olanların [Anayasa
gereği kamu kurum ve kuruluşları ile KİT’lerde çalışanların
odalara üye olması zorunlu değil] toplamı 7.851.218
gerçek yahut tüzel kişiden biraz fazla. Biraz fazla diyorum
çünkü elimdeki verilerin bir kısmı [nüfus verileri gibi
günlük değişen veriler] birkaç aylık. Bu nedenle
artışlar olabilir.
Bu rakamı
üzerinden hesap yapacak olursak nüfus yüzde 11,12’si bir
odanın üyesi. Ülke nüfusunun yarıdan fazlası emekli yahut
öğrenim çağındaki genç ve çocuklardan oluştuğuna göre,
geriye kalan dört kişiden biri bir odanın üyesi. Diğerleri
de işsizler, işçiler, memurlar ve ev kadınları.
Milyar dolarlar…
Odalar
üyelerinden yıllık aidat [yıllık aidat, aylık asgarî
ücretin brüt tutarının yüzde onundan az, yarısından fazla
olamaz] ve munzam aidat [Odalarca her yıl için;
gerçek kişi vergisi beyannamelerinde gösterilen ticarî
kazanç toplamı; tüzel kişi kurumlar vergisine ilişkin
beyannamelerinde gösterilen ticarî bilanço kârı üzerinden
binde beş oranında munzam aidat tahsil olunur] olmak
üzere iki çeşit aidat alıyorlar. Görüleceği üzere
işletmelerin kazançlarının ortaklarından biri de meslek
kuruluşları. 7.851.218 üyeye sahip odaların, yıllık yaklaşık
sadece aidat geliri 6-7 milyar doları aşıyor.
Yüzden fazla başlıkta para
Vize,
tasdik, genel kurul, çeşitli belgeler, gazete, kira
gelirleri, karne gibi yüzden fazla başlıkta bir bu kadar
daha gelir elde etmektedirler. Bu ücretlerde çoğu kez
yönetimin keyfine göre belirleniyor. Örnek mi buruyun örnek.
Oda üyesi her ihaleye girerken odasından İhale Durum
Belgesi’ almak zorunda. Bu belge KTO’da 50 YTL, ATO’da 10
YTL İTO’da 6 YTL. ‘Oda Kayıt Sicil Sureti’ KTO’da 12 iken
İTO’da 6, Ato’da 3 YTL. Bu gelirler yıllık ortalama 12
milyar doları aşmaktadır.
Tüm
odalar
anayasanın 135. maddesine göre
kurulan ‘kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları’dır.
Anayasa odaların görevlerini şu şekilde tanımlıyor: “Belli
bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin
genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek
mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde
dürüstlüğü ve güveni hâkim
kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak.” Bu
görevleri kaç odanın ifa ettiğinin takdirinin bu odaların
mensuplarına ve siyasetçilerin vicdanına bırakıyorum.
Gezmedik ülke kalmamış…
Oda,
borsa, baro ve üst organlarının başkanları siyah plakalı
araçlarla şehir şehir dolaşmakla kalmayıp birçoğu odaların
yahut üst organlarının kasasından üstelik yolluk alarak ülke
ülke gezmektedirler. Bir kısmı görevi süresince gezmediği
dünya ülkesi kalmadığını kamuoyuna yansıyan konuşmalarında
ifade etmektedirler. Görevli(!) olarak yaptıkları dünya
seyahatlerinde kendi şirketleri için bağlantılar yaptıkları
iddiaları ile üyeler için tahsis edilen fonların çoğunu
kendi şirketleri yahut yandaşlarına kullandırdıkları
iddiaları herkesin dilinde…
İdeoloji ideoloji…
Seçimlere
birkaç grup girdiği halde kazanan grup ekip arkadaşları ile
odanın kasasından tatil beldelerine yaptıkları gezi veya
eğitim adlı turlar basına yansımızdır. Birçoğu siyasi
gelecek hazırlamak için oda imkânlarını
kullandığı, bu sayede siyasete girdiği herkesin malumudur.
Hatta birçoğu anayasanın emredici hükmüne rağmen meslek
mensuplarını korumak bir yana siyasi görüş ve ideolojisinin
üyelerinin hepsi sanki başkan yahut yönetimle aynı
düşünüyormuş gibi siyasi dayatma, siyasetçilerle ideolojik
kavgalara girişme, darbe yandaşlığı, üyeler arasında
ideolojik tarafgirlik, ekonomik veya başkaca tercihler
nedeniyle açıkça anayasa suçu işlemektedirler: 28 Şubat
dönemini bir düşünün o dönemin oda başkanları kimlerle nasıl
flört ediyordu. Bugün durum nasıl? Hafızalarınızı yoklamak
yeterlidir.
Ülkemizde
bir mesleği icra etmek için bir odaya üye olmak anayasal ve
yasal bir zorunluluk. Odaların mensupları arasında tarafsız
bir anket yapılsa oda yönetimlerinde yer alanların dışında
kalan tüm üyeler bu odaların varlığından rahatsızdırlar.
Hemen herkes bununda sadece bir ‘para tuzağı’ olduğu
görüşünde birleşecektir. Odalardan memnun olanların oranı
yüzde 3-5’i asla bulmayacaktır. Bunlarda 5.000’den fazla
odanın 75.000’den fazla yönetim ve denetim kurulu üyeleri
ile on binlerce meclisi üyesinden ibaret olacaktır. Kuşkusuz
sorun sadece bugüne ait bir sorun değildir. Dünde, bu günde
aynıdır. Değiştirilmezse gelecekte de aynen devam edecektir.
‘Kaynaklar heba ediliyor’
Bu odaların üst kuruluşlarından biri
olan TOBB’un Başkanı geçtiğimiz günlerde ‘Devletin
milletin kaynaklarını heder ettiğini’
ifade etmişti. Doğru söze ne diyebiliriz. Peki, acaba
Odaların üyelerin kaynağını heder etmesini nereye koyacağız?
STK yönetici olarak yaklaşık iki yıl
önce meslek oda ve borsalarının 100 milyar dolardan fazla
kaynağının olduğunu ve bu kaynağın hazinenin iç ve dış
borçlarının ödenmesi için hazineye aktarılması yönünde bir
basın açıklaması yapmıştım. O
tarihte birçok kişi bunun gerçekliği ve gerçekleşmesi
konusunda endişeli idi. Bazı oda başkanları üstü kapalı bu
rakamın doğruluğu ifade etmiş olmasına karşın bazıları ise
sessiz kalmayı tercih etmişti.
Odaların kasası devletin
borcunu sıfırlar
Rakamlar
ortada. Yılda 12 milyar dolardan fazla bu kaynağın hepsini
personel giderine harcamıyorlar. Sadece yüzde 25 tasarruf
edilse yılda 3 milyar dolarlık bir kaynak demektir. Elli
yıllık bu birikimin toplamı 150 milyar dolardır. Bunu elli
yıl olarak kabul etmiyorsanız yirmi beş yıl kabul edin. O
zaman da 75 milyar dolar eder. 25 yıllık neması ile 150 -200
milyar dolar cepte demektir. Gerçek ise bundan daha fazla.
Yüz elli
bin nüfuslu bir ilin ticaret borsasının sadece iki
gayrimenkulünden yıllık geliri 2,5 trilyon yani 2 milyon
dolar. Bir birliğin geçtiğimiz yıl devletten aldığı 110
milyon dolarlık binanın gelirinin hesabını ben yapamadım.
Şirket, menkul ve gayrimenkuller…
Odalar
anayasal bir kuruluşsa ve alacakları da amme alacağı ise
kaynakları da devletin her zaman borç ödemek için
kullanabileceği bir kaynaktır. Borçsuz bir ülkeden en çok
kazanç elde edip büyüyecek olan yine o odalar ve zorla üye
yapılan üyeleri olacaktır. Türkiye makûs
borç sorunu yine kendisine ait bu kaynakla çözerek büyük bir
atılım yapabilir. Bu nedenle iktidar ve muhalefeti ile bu
konuyu masaya yatırıp çözüme kavuşturulması şart.
Rakamlar
ortada. İnanmayan ilgili odaların sitelerine girip baksın.
Tatmin olmuyorsa benim yaptığım gibi bilgi edinme hakkını
kullansın. Herkes görecektir ki bu durum ‘imparatorluk’tan
başka bir kelime ile adlandırılamaz.
Meclis araştırmalı
Siyasi
iktidarlar tek başlarına bu konuda adım atamayabilirler.
Aslında en büyük görev milletvekillerine ve dolayısı TBMM’ye
düşmektedir. Oda, borsa ve baroların gelirleri, varlıkları
ve kaynakların kullanımı konusunda mutlaka bir meclis
araştırması yapılmalı ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda
çözümler üretilmelidir.
Birçok
ülkede odalar üyelik zorunlu değil. Birçok ülke de bizim
işadamı derneklerimiz gibi aynı alanda birçok meslek örgütü
kurulmuş meslek mensubu [sendikalarda olduğu gibi]
kim daha iyi hizmet ediyorsa oraya üye oluyor. Bizde de bu
oda sultasına, son verilmelidir. Hem zorla üye yapacaksınız,
hem zorla kontrolsüz para alacaksınız, hem adına ‘sivil
toplum örgütü(!)’ diyeceksiniz. Bunların sivil toplum örgütü
olmadığını hem anayasa hem de yargı kararları çık açık ifade
ediyor. Bu haliyle kurumların hiçbiri ne devlete ne de
üyesine ‘yâr’
olamazlar. Olsa olsa yöneticilerine ‘haz’ verirler gelecek
hazırlarlar.
Oda
yönetimleri için iktidar mücadelesi tavan yaparken,
gönüllülük esası üzerine çalışan dernek ve vakıfların [gerçek
sivil toplum örgütü] ezici bir çoğunluğu ekonomik
sıkıntılarla boğuşmanın yanı sıra, yönetimlerine alacak
insan kaynağı sıkıntısı çekmektedirler. Neden? Çünkü
odalardaki paralar bularda para yok. Zaten başarı da bu
yüzdendir…
Üyelik serbest olsa kaç üye
kalır?
Odalar
olmasa ne olur? Hiçbir meslek mensubu için hiçbir ey eksik
olmaz. Esnaf, ticaret tescil gibi işlemleri kim yapacak.
Bunların kime ne faydası var? Olmasa ne olur? İlla zorunlu
olanları her bakanlığın taşra teşkilatla neden yapamasın?
Odalara üyeliği serbest bırakalım tek bir fert üye kalır mı
yahut üye olur mu? Üyelerin dayanışmasını istiyorsak her
meslek mensubu doğru çalıştığına inandığı bir derneğe üye
olur. Zaten odalara alternatif onlarca aynı adlı dernek var
ülkemizde. Gelin bu imparatorluğa el birliği ile son
verelim. Girişimci ve müteşebbisin üzerindeki bir yükü
indirelim.
Sonuç
itibari ile bu rakamları nereden buldun diyeceklerin
aşağıdaki dökümleri dikkatle incelemelerini öneririm.
Oda, borsa ve barolar:
a) 6964
Sayılı Ziraat
Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu
ile kurulan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)’ne bağlı
719 oda ve 4 milyondan fazla üyesi var.
b) 5362
Sayılı
Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu
ile kurulan Esnaf ve Sanatkârların Odaları, Esnaf ve
Sanatkârların Odaları Birlikleri, Esnaf ve Sanatkârların
Odaları Birlikleri Federasyonlarından oluşan Türkiye Esnaf
ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK)'na
bağlı 14 Federasyon, 3.151 Esnaf Odası ve 1.876.192 esnaf
üyesi bulunuyor.
c)
5174 Sayılı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar
Kanunu ile kurulan TOBB'a bağlı
300 adet Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Odası, Sanayi
Odası, Deniz Ticaret Odası, Ticaret Borsası ve toplam 1,4
milyondan fazla üyesi var.
d) 6235
Sayılı
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu
ile kurulan TMMOB’nin bünyesinde 23 mühendislik odası (Çevre
Mühendisleri Odası (5.767), Elektrik Mühendisleri Odası
(32.572), Fizik Mühendisleri Odası (1.762), Gemi
Mühendisleri Odası (2.313), Gemi Makinaları İşletme
Mühendisleri Odası (1.578), Gıda Mühendisleri Odası (9.200),
Harita Ve Kadastro Mühendisleri Odası (10.087), İç Mimarlar
Odası (1.516), İnşaat Mühendisleri Odası (69.066), Jeofizik
Mühendisleri Odası (3.354), Jeoloji Mühendisleri Odası
(11.461), Kimya Mühendisleri Odası (11.921) Maden
Mühendisleri Odası (9.977), Makine Mühendisleri odası
(68.909), Metalurji Mühendisleri Odası (3.407), Meteoroloji
Mühendisleri Odası (496), Mimarlar Odası (33.606), Orman
Mühendisleri Odası (8.792), Petrol Mühendisleri Odası (953),
Peyzaj Mimarları Odası (3.188) Şehir Plancıları Odası
(4.117), Tekstil Mühendisleri Odası (1.648), Ziraat
Mühendisleri Odası (21.678)) ve yaklaşık 318 bin üyesi
bulunmaktadır.
e) 3568
Sayılı
Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve
Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile
kurulan TÜRMOB'a bağlı 77 adet (Serbest Muhasebecilik
(29.137), Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Odası (41.894),
Yeminli Mali Müşavir Odası (3.795)) Oda ve 74.826 üyesi
müşavir bulunmaktadır.
f)
6023 Sayılı
Türk Tabipleri Birliği Kanunu ile
kurulan Türk Tabipler Birliği’ne bağlı 64 Tabip Odası ve
83.000 doktor üyesi bulunmakta.
g) 4515
Sayılı
Avukatlık Kanunu ile kurulan
Türkiye Barolar Birliği’ne bağlı 76 Baro bulunmaktadır ve bu
barolara yaklaşık 61.000 Avukat üyedir.
h)
6643 Sayılı
Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nu
ile kurulan Türk Eczacılar Birliği’ne bağlı 51 Eczacı Odası
ve 23.200 Eczacı üyesi bulunuyor.
i) 6343
Sayılı Veteriner
Hekimliği Mesleğinin İcrasına
Hakkında Kanunla kurulan Türk Veteriner Hekimleri Birliği’ne
bağlı 44 oda yaklaşık 15.000 Veteriner Hekim üyesi var. (Yayın)