17 milyon lüks
daire nasıl yakılır?
19 Mayıs 2008
itibari ile birçok alanda sigara yasağı başlıyor. Benim ne kadar
biri sigara düşmanı olduğumu tanıyanlar bilir. Hamdolsun kendisi
ile hiçbir dostluğumuz olmadı İnşallah olmayacakta.
Hasan Celal
Güzel’in “Trafikteki 'girilmez' işareti bile bende oraya
girme arzusu uyandırmıştır. İnsan, yasaklarla hiçbir hedefe
ulaşamayacağını, ancak büyük tecrübelerden geçerek yıllar sonra
anlayabiliyor. Bence sadece yasakları yasaklamak lâzım”
cümlelerine katılmamak mümkün değil.
Bu kanun,
sigara içme oranını düşürmediği gibi artıracağından hiç kuşku
duyulmamalı. Başbakan Recep Tayip Erdoğan değil de Mesut Yılmaz
olsaydı bu kanun çıkmazdı. Çünkü o bir tiryaki.
Sigaraya
düşman birinin bu şekilde düşünmesini çoğu kişi manidar
bulacaktır. Gerekçelerimde haksız değilim. Dostum Aydın Işık iyi
bir tiryakidir. Ancak özgürlüğüne tiryakiliğinden daha
tiryakidir. O’na bile sigarayı bıraktırmaya gücüm yetmedi.
Birkaç yıl
önce ziyaretime gelirken eşine diyor ki: “Şimdi bir kaza
yapsak, bende aracın altında kalsam, (Allah c.c. korusun) Kemal
beye haber etsek, gelince ne der biliyor musun? diye sorar.
Yenge hanım ‘Hayır’ deyince. ‘Aydın ağabey sigara içmeyeceğine
söz ver, seni kurtarayım. Yoksa ben gidiyorum der!”
Yine
dostlarım bilir ki: Sigara tiryakisi fakirlere yardım edilmesine
hep karşı çıkmışımdır. Sigara konusunda bu kadar ketum birinin
bu kanunu eleştirmesinin bir anlamı olmalıdır. Bnce de ‘sadece
yasakları yasaklamak lâzım’. Bu sorun yasakla
çözülmez.
Mecliste
olsam oy hakkımı, bu kanun aleyhine kullanmakla kalmaz daha
farklı çözümler getirirdim. Hatta sadece bu kanun değil, yasak
getiren tüm kanunlar için aynı şeyi yapardım.
Kuşkusuz bu
yasağı ilk uygulayan ülke Türkiye değil. Hong Kong’a
gittiğinizde hemen her yerde sigara içenlere 5000 HK Doları ceza
uygulanacağı yazılarını görürsünüz. Sigara tüketimi kanunla
yasaklayarak azaltılamaz. Hong Kong’da da yasak çözüm olmamış.
Hatta bir sigara firmasının ‘güzel kadınlar sigara içer’ reklâmı
tiryakiliği artırmış.
Temiz, Helal ve ipin uçunu kaçırmak II
başlıklı yazımızda “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler
Piyasası Düzenleme Kurumu verilerinden hareketle 2007 yılında
kişi başına 1540 adet ve yine kişi başına 77 paket sigara
tüketilmiş olduğunu ve bunun yıllık faturası 13,5 milyar doları
bulduğunu, kişi başına yıllık sigara harcamamızın 193 Dolar”
olduğunu yazmıştık. Buna bir ilave daha yapalım. 17 Milyon
düzenli tiryakimizden her bir tiryakinin yıllık sigara harcaması
ortalama 800 dolar. Bir ömürde lüks bir daire parası yani 17
milyon lüks daireyi yakmak…
Hayat
kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah c.c. “Temiz/helal
olanlarından yiyin, bu hususta azgınlık etmeyin sonra gazabım
üzerinize iner” buyurur.
Türkiye,
dünya tütününün yüzde 4’ünü üretiyor. Türkiye'de sigara ve alkol
için tüketim yaşı ise 12’ye kadar düşmüş. Alkol ve Madde
Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM)’e göre, Türkiye
sigara tüketiminde dünyada 7. sırada. Ülke genelinde yaklaşık 17
milyon tiryaki var. Erkeklerin yüzde 56,3'ü, kadınların yüzde
42,8'i sigara içiyor. Yani erişkin nüfusun yüzde 51’i tiryaki.
Sigarayı deneyen her 4 kişiden 3'ü bağımlı hale geliyormuş.
Küresel Gençlik Tütün Araştırmasına göre, 13-15 yaş grubu
öğrencilerin yüzde 29,3'ünün sigarayı denemiş.
Gençlerin madde kullanmaya başlamasında; kötü örneklik -aile,
öğretmen, arkadaş-, arkadaş baskısı, merak, ergenlik dönemi
hırçınlığı, beğeni ve kabul görme isteği, sigaranın tane olarak
satılması gibi faktörler var. Sigaranın tane olarak satılması
denemeyi kolaylaştırmasından dolayı bu faktörlerin en başında
geliyormuş.
Sigara
içenlerin yüzde 15’ini gelişmiş, yüzde 85’ini de gelişmekte olan
ülkelerde ki tiryakiler oluşuyor. Türkiye Toraks Derneği Tütün
ve Sağlık Çalışma Grubu’na göre dünyada 1,3 milyar kişi sigara
içiyor, ülkemizde sigaradan kaynaklanan hastalıklardan dolayı
günde 250 kişi dünyada ise yıl 4,9 milyon kişi hayatını
kaybediyor.
Kırsal alandaki kadınlar arasında sigara içimi çok az iken,
kentlerdeki orta sınıf kadınlar arasında sigara içimi hızla
yükseliyor. Türkiye’de 3 milyon KOAH [akciğer hastalığı] hastası
varmış ve her yıl 50 bin yeni akciğer kanseri olgusu ortaya
çıkıyormuş. Türkiye’de son 10 yılda sigara tüketimini ne acı ki
yüzde 50 artmış.
Sigara
içenler 17 milyonla sınırlı değil elbette. 53 milyon pasif içi
var. Sigara içmeyenlerin içenlerinden dumanlarından etkilenip
hastalanmalarını yanı sıra; tüm kanserlerin yüzde 70’inin
akciğer kanserlerinin ise yüzde 90’ının tek nedeni sigara imiş.
Ey Adem
(adam) Allah c.c. yalnızca seni akıllı yarattı. Ve O yaratıcı
Kitab-ı Kerim’inde seni hep akletmeye davet ediyor. Sana verdiği
vücut emanetine ihanet ettiğin gibi, çevrendeki insanların hak
ve hukukuna tecavüz etmektesin. Sahi sen akıllı bir adam mısın?
Yoksa tek çaban Rabbini yalanlamaya çalışmak mı?
Bu verilere
rağmen, yasağa neden karşısın diye soranlara ise İmam Hatip
Lisesi yıllarımdaki bir anımı anlatayım. Okulumuzun çok güzel
bir bahçesi vardı. Ta o tarihlerde ağaçların altına çimler
ekilir, su göletine çevrilir ama çimler bir türlü büyümezdi.
Aslında büyümemesinin iki nedeni vardı. Birincisi ağaçlar çok
büyük ve dalların genişliği nedeniyle çimler hiç güneş
alamıyordu diğeri ise biz öğrencilerdi.
‘Gereksizse
söndür’, ‘israf etme’ gibi hahçenin her yerinde ‘çimlere basma’,
‘gülleri koparma’, ‘doğayı sev’ şeklinde militarist ve despotik
emir levhaları asılıydı. Öğrencilerde, ortalama bir Türk gibi
inadına tam tersini yapardı. Bir hafta sonu okul müdürü tüm
levhaları değiştirtmiş ve ‘çimlere basmak serbest’, ‘gülleri
koparabilirsin’ gibi levhalar astırmış.
İlk
teneffüste bunu herkes fark etti. İlk tepki şu ‘basmıyorum’,
‘koparmıyorum’. Aslında müdür genetik kodları çözmüştü.
Şimdi hem
dünyanın en büyük tütün üreticisi olacaksın, üstelik ekim için
destekler vereceksin, sigara üzerinden 8-10 milyar dolar vergi
alacaksın, sonra da uyduruk bir kanunla yasaklamaya kalkacaksın…
Bu olmaz ve tutmaz. 2009’da seçim var ve o tarihe kadar bu kanun
zaten uygulan(a)maz. Uygulansa seçimi alamazlar. 2009’da
kanunlar mezarlığında yeni bir kanunumuz daha olacağından endişe
etmiyorum.
Aslında
devleti yönetenler şunu göremiyor. Sigara üzerinden 8-10 milyar
dolar vergi tahsil ederken yine sigara yüzünden hastalanan
vatandaşlarının tedavisi için 20-30 milyar dolar harcıyorlar.
Hesapçı Kemal abi (Unakıtan) bu farkı nasıl göremez?
2004 yılında
bir basın açıklamamda “Sosyal Güvenlik Kurumları sigara
içmeyenlere indirim yapmalı” önerisini getirmiştim. Önerimde
özetle: ‘Sosyal Güvenlik Kuruluşları sigara içmeyen üyelerine
ek indirim uygulayarak sağlıklı yaşamı desteklemelidirler. Hem
kamu sağlığını hem de kendi sağlıklarını tehdit eden sigara
tiryakileri ile sigara içmeyen tüketicilerin sosyal güvenlik
kuruluşlarına aynı sağlık primini ödemeleri kabul edilemez bir
uygulama olup eşitlik ilkesine de aykırıdır. Sigara tiryakileri
genç yaşta bile yüzlerce hastalığa yakalanmaktadırlar. Bu
nedenle de sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanan tedavi
giderleri artmakta ayrıca tedavide görev alan hekim ve sağlık
çalışanlarına da daha büyük yük getirmektedirler. Sigara içen
üye ile içmeyen üyenin sosyal güvenlik kurumlarına olan
maliyetleri de aynı olmadığına göre aynı pirimin tahsil edilmesi
adalet ve hakkaniyet ölçülerine aykırıdır’ görüşlerine yer
vermiştim.
Tüm yasaklara
karşıyım. Nasıl ki 1980 darbecileri önce yasak koyuyorlar sonra
yasakların duyurulmasını yasaklıyorlardı. Bende yasakların
yasaklanmasını istiyorum. Sigara içene az emekli maaşı ve
fazla pirim, bu alanda elde edilecek vergiden herkes için çok
daha karlıdır. Sigara içip kendi sağlığının dışında, tiryaki
olmayan bizleri de etkileyenler size bu konuda hakkımız helal
değildir.
Kur’an-ı
Kerim’e bir kez olsun kulak verin ve aklendenlerden olun.
Aklendenler
olabilmek dileğiyle… (Yayın)
18.05.2008
Kemal ÖZER
Tüketici Hakları Aktivisti
eposta@kemalozer.com